İşe giriş sağlık raporunda hangi tetkikler yapılır? Tek bir zorunlu test paketi yoktur. Akciğer grafisi, odyometri, solunum fonksiyon testi, kan ve idrar tahlilleri, göz değerlendirmesi, EKG ve maruziyete özgü diğer incelemeler; çalışanın yapacağı iş, işyerindeki riskler, tehlike sınıfı ve işyeri hekiminin değerlendirmesine göre istenir.
Örneğin gürültülü bir üretim hattında çalışan için odyometri önem kazanırken, toz ve duman maruziyeti bulunan bir görevde akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testi değerlendirmeye alınabilir. Kimyasal maddelerle çalışanlarda ise genel bir “kan tahlili paketi” yerine maruz kalınan etkene uygun laboratuvar veya biyolojik izlem gerekebilir.
Bu nedenle işe giriş sağlık raporunda doğru yaklaşım, herkese aynı tetkikleri uygulamak değil, yapılacak işe uygun sağlık gözetimini planlamaktır.
Uygulamada en sık karşılaşılan tetkikler aşağıdaki gibidir:
| Tetkik / değerlendirme | Hangi durumda öne çıkar? |
|---|---|
| Akciğer grafisi | Toz, duman, kaynak gazı ve solunum sistemi riskleri |
| Solunum fonksiyon testi (SFT) | Toz, kimyasal buhar, duman ve solunum sistemi maruziyetleri |
| Odyometri | Gürültü maruziyeti bulunan işler |
| Kan tahlilleri | Sağlık durumu veya işe özgü maruziyetin değerlendirilmesi gereken durumlar |
| İdrar tahlilleri | Sağlık veya maruziyete özgü değerlendirmeler |
| Göz ve görme değerlendirmesi | Araç, iş makinesi, hassas üretim ve görsel dikkat gerektiren işler |
| EKG | Sağlık öyküsü, fiziksel yük ve görevin niteliğine göre gerekli görülen durumlar |
| Kas-iskelet değerlendirmesi | Ağır kaldırma, elle taşıma ve fiziksel yük içeren işler |
| Maruziyete özgü tetkikler | Kimyasal, biyolojik veya diğer mesleki risklerin bulunduğu işler |
Bu tablo bir zorunlu test listesi değildir. Hangi çalışana hangi tetkikin uygulanacağını işyeri hekimi belirler.
Tetkikler tamamlandıktan sonra sonuçlar tek başına “işe uygundur” anlamına gelmez. Sağlık raporu; çalışanın sağlık öyküsü, fiziki muayenesi, görev tanımı, çalışma ortamındaki riskler ve tetkik sonuçlarının birlikte değerlendirilmesiyle düzenlenir.
İşe giriş muayenesinin amacı mümkün olduğunca fazla test istemek değil, çalışanın yapacağı işe sağlık yönünden uygun olup olmadığını değerlendirmektir.
İşyeri hekiminin tetkik planını oluştururken dikkate aldığı başlıca unsurlar şunlardır:
çalışanın yapacağı iş ve fiilî görevleri,
işyerinin tehlike sınıfı,
risk değerlendirmesinde belirlenen tehlikeler,
gürültü, toz, kimyasal veya biyolojik etken maruziyetleri,
çalışma ortamı ve prosesler,
vardiya ve çalışma düzeni,
fiziksel iş yükü,
çalışanın sağlık öyküsü ve kişisel özellikleri,
önceki sağlık gözetimi sonuçları,
gerektiğinde ortam ve kişisel maruziyet ölçümleri.
Bu nedenle aynı işletmede çalışan iki kişinin dahi tetkik kapsamı farklı olabilir.
Örneğin idari ofiste görev yapan bir çalışan ile kaynak bölümünde çalışan personelin sağlık riskleri aynı değildir. Kaynak çalışanında duman, gaz, optik radyasyon ve solunum sistemi maruziyetleri önem kazanırken ofis çalışanında ekran kullanımı ve ergonomik riskler öne çıkabilir.
Sağlık gözetiminin hangi işyeri risklerine göre planlanacağını anlamak için risk analizi hizmeti kapsamı da incelenebilir.
Akciğer grafisi, özellikle solunum sistemi üzerinde mesleki risk oluşturabilecek işlerde değerlendirmeye alınan radyolojik incelemelerden biridir.
Özellikle;
yoğun toz bulunan üretim alanları,
kaynak ve metal işleri,
taş, maden ve mineral işleme,
inşaat ve yıkım faaliyetleri,
bazı kimyasal prosesler,
boya ve kaplama işleri,
ahşap ve mobilya üretimi gibi çalışma alanlarında solunum sistemi maruziyetleri sağlık gözetiminin kapsamını etkileyebilir.
Ancak akciğer grafisi her işe giren çalışana otomatik olarak yapılması gereken zorunlu bir tetkik değildir. Çalışma ortamındaki risk ve işyeri hekiminin değerlendirmesi esas alınır.
Hayır. Mevzuatta bütün çalışanlar için geçerli, “işe giren herkes akciğer filmi çektirmelidir” şeklinde genel bir kural bulunmaz.
Toz, duman, kaynak gazları veya benzeri solunum sistemi risklerinin bulunduğu görevlerde işyeri hekimi akciğer grafisini sağlık gözetimine dahil edebilir.
Dolayısıyla yalnızca işyerinin “fabrika”, “depo” veya “ofis” olarak adlandırılması yeterli değildir; çalışanın gerçekte neye maruz kaldığı değerlendirilmelidir.
Solunum fonksiyon testi (SFT), solunum kapasitesinin değerlendirilmesine yardımcı olur. Özellikle havadaki kirleticilere maruziyet ihtimali bulunan işlerde sağlık gözetiminin parçası olabilir.
SFT'nin değerlendirmeye alınabildiği başlıca çalışma alanları arasında;
kaynak işleri,
tozlu üretim alanları,
ahşap ve mobilya imalatı,
boya ve kaplama işleri,
kimyasal prosesler,
yapı malzemesi üretimi,
inşaat ve yıkım faaliyetleri bulunur.
Akciğer grafisi ile SFT aynı şeyi ölçmez. Bu nedenle biri diğerinin doğrudan alternatifi değildir. Hangi incelemeye ihtiyaç bulunduğu çalışanın maruziyeti ve hekim değerlendirmesiyle belirlenir.
Odyometri, çalışanın işitme düzeyinin değerlendirilmesinde kullanılan testtir ve özellikle gürültü maruziyeti bulunan işlerde önem kazanır.
Örneğin;
pres ve kesim makinelerinin kullanıldığı üretim alanları,
metal işleme,
tekstil üretimi,
makine imalatı,
şantiye faaliyetleri,
jeneratör ve kompresör çevresi,
yüksek ses oluşturan üretim prosesleri işitme sağlığı açısından değerlendirme gerektirebilir.
İşe girişte elde edilen sonuçlar çalışanın başlangıç durumunun kaydedilmesini sağlar. Sağlık gözetimi devam ettikçe sonraki değerlendirmelerle karşılaştırılarak işitmede mesleki etkilenme bulunup bulunmadığı takip edilebilir.
Kan tahlili yapılabilir ancak işe giriş sağlık raporu için bütün çalışanlara uygulanması zorunlu tek bir kan tahlili paketi yoktur.
İşyeri hekimi; çalışanın sağlık öyküsü, yapacağı iş ve mesleki maruziyetleri dikkate alarak laboratuvar incelemesine ihtiyaç olup olmadığını belirler.
Buradaki kritik ayrım şudur:
“İşe giriş sağlık raporu = standart kan paketi” şeklinde bir uygulama doğru değildir.
Amaç genel sağlık taraması yapmak değil, çalışanın yapacağı işe uygunluğunu ve mesleki risklerle ilişkili sağlık durumunu değerlendirmektir.
Kan tahlilinin kapsamı herkeste aynı değildir. İşyeri hekiminin gerekli görmesi halinde genel hematolojik veya biyokimyasal parametreler ile yapılan işe özgü incelemeler değerlendirilebilir.
Örneğin sağlık durumu veya mesleki riskin niteliğine bağlı olarak;
hemogram gibi hematolojik değerlendirmeler,
metabolik parametreler,
karaciğer veya böbrek fonksiyonlarıyla ilişkili değerler,
belirli kimyasal maddelere maruziyette etkene özgü biyolojik izlem gündeme gelebilir.
Burada test seçimi, işyerinin adı veya sektörüne göre otomatik yapılmaz. Özellikle kimyasal maruziyet söz konusuysa kullanılan maddenin niteliği, maruziyet yolu, yoğunluğu ve süresi dikkate alınmalıdır.
İdrar tahlili de bütün çalışanlar için standart ve zorunlu bir işe giriş testi değildir.
Genel sağlık değerlendirmesi veya belirli mesleki maruziyetler açısından gerekli görülmesi halinde işyeri hekimi tarafından istenebilir.
Dolayısıyla bir işyerinin işe giriş paketinde idrar tahlili bulunması, aynı testin bütün sektörlerde ve bütün çalışanlar için mevzuat gereği zorunlu olduğu anlamına gelmez.
EKG, kalbin elektriksel aktivitesinin değerlendirilmesine yardımcı olan bir incelemedir. İşe giriş sağlık raporunda herkes için zorunlu değildir.
Çalışanın;
sağlık öyküsü,
yaşı ve kişisel özellikleri,
yapacağı işin fiziksel yükü,
ağır efor gerektiren görevleri,
yüksekte çalışma gibi özel riskleri,
hekim muayenesindeki bulguları doğrultusunda gerekli görülebilir.
EKG sonucu da diğer tetkikler gibi tek başına işe uygunluk kararı oluşturmaz.
Görme yeterliliği, özellikle hata veya görme kaybının doğrudan iş kazası riskine dönüşebileceği görevlerde önem taşır.
Bunlara;
araç kullanan çalışanlar,
forklift ve iş makinesi operatörleri,
hassas üretim yapan personel,
kalite kontrol çalışanları,
elektrik ve bakım personeli,
yüksekte çalışanlar,
yoğun ekran kullanan çalışanlar örnek verilebilir.
Görme keskinliğinin yanı sıra görevin özelliğine bağlı olarak renkleri ayırt etme veya diğer görsel fonksiyonların değerlendirilmesi de gerekebilir.
Hayır. Eski uygulamadaki periyodik portör muayenesi zorunluluğu kaldırılmıştır.
Gıda üretimi ve perakende işyerleri ile Hijyen Eğitimi Yönetmeliği kapsamındaki diğer işlerde hijyen eğitimi sistemi uygulanmaktadır.
Bu nedenle işe giriş sağlık raporu hazırlanırken gıda çalışanlarına otomatik biçimde “portör paketi” uygulanmasını güncel mevzuatın genel bir zorunluluğu olarak göstermek doğru değildir.
Bununla birlikte çalışanın sağlık durumu, belirtileri, yaptığı iş veya biyolojik riskler nedeniyle işyeri hekimi belirli tıbbi incelemeleri gerekli görebilir. Bu durum eski portör muayenesi uygulamasıyla aynı şey değildir.
Aşağıdaki örnekler tetkik-risk ilişkisinin daha net anlaşılması içindir. Nihai kapsam işyeri hekimi tarafından belirlenir.
| İş / maruziyet | Değerlendirilebilecek tetkikler | Temel amaç |
|---|---|---|
| Gürültülü üretim | Odyometri | İşitme sağlığının değerlendirilmesi |
| Tozlu çalışma | Akciğer grafisi, SFT | Solunum sistemi etkilenmesinin değerlendirilmesi |
| Kaynak işleri | Akciğer grafisi, SFT, görme değerlendirmesi ve gerekli diğer incelemeler | Duman, gaz ve göreve özgü maruziyetlerin değerlendirilmesi |
| Kimyasal maddelerle çalışma | Etkene özgü laboratuvar/biyolojik izlem, gerektiğinde SFT | Kimyasal maruziyetin sağlık üzerindeki etkilerinin izlenmesi |
| Araç ve iş makinesi kullanımı | Görme ve işitme değerlendirmeleri, gerektiğinde diğer tetkikler | Güvenli araç kullanımı için sağlık yeterliliğinin değerlendirilmesi |
| Yüksekte çalışma | Hekim muayenesi, görme ve göreve göre gerekli diğer değerlendirmeler | Düşme riskini artırabilecek sağlık durumlarının değerlendirilmesi |
| Ağır fiziksel işler | Genel muayene, kas-iskelet sistemi ve gerekli görülen diğer incelemeler | Fiziksel iş yüküne uygunluğun değerlendirilmesi |
| Ofis ve ekranlı çalışma | Genel muayene, görme ve ergonomik değerlendirme | Ekran ve ergonomiyle ilişkili risklerin değerlendirilmesi |
Bu tabloya bakarak işverenin kendi başına tetkik seçmesi doğru değildir. Sağlık gözetimi planı işyeri hekimi ile oluşturulmalıdır.
Hayır. Tehlike sınıfı önemli bir kriterdir ancak tek başına yeterli değildir.
Aynı tehlike sınıfındaki iki işletmenin;
üretim yöntemi,
kullanılan kimyasalları,
gürültü seviyeleri,
toz oluşumu,
makine parkı,
vardiya düzeni,
çalışan görevleri birbirinden tamamen farklı olabilir.
Bu nedenle sağlık gözetimi yalnızca NACE koduna veya “az tehlikeli / tehlikeli / çok tehlikeli” sınıflandırmasına bakılarak hazırlanmaz.
İşyerinin gerçek maruziyetlerinin ortaya konulması için risk değerlendirmesi ile gerektiğinde çalışma ortamına ilişkin ölçüm sonuçları birlikte ele alınır.
Tetkik sonuçlarını sağlık raporuna dönüştüren temel mesleki değerlendirme işyeri hekimine aittir.
İşyeri hekimi;
çalışanın sağlık ve meslek öyküsünü alır,
görev tanımını değerlendirir,
işyerindeki riskleri inceler,
fiziki muayeneyi gerçekleştirir,
gerekli tetkikleri belirler,
sonuçları görev ve maruziyetlerle birlikte değerlendirir,
çalışanın yapacağı işe sağlık yönünden uygunluğuna ilişkin kanaatini oluşturur.
Bu nedenle laboratuvardan alınan kan sonucu, akciğer filmi, odyometri çıktısı veya SFT sonucu tek başına işe giriş sağlık raporu değildir.
İşyerlerinde sağlık gözetiminin nasıl yürütüldüğünü ayrıntılı incelemek için işyeri hekimliği hizmeti sayfasından hizmet kapsamına ulaşabilirsiniz.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında alınması gereken sağlık raporlarında temel yetkili işyeri hekimidir.
Kanundaki düzenleme doğrultusunda 50'den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerleri için kamu sağlık hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden rapor alınabilmesine ilişkin hüküm de bulunmaktadır. Bununla birlikte iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin işyerinde görevlendirilen profesyoneller üzerinden yürütülmesi esas yapıyı oluşturur.
Sağlık raporunun nereden alınabileceği, kimlerin verebileceği ve rapor süreci hakkında ayrıntılı bilgi için İşe Giriş Sağlık Raporu Nereden Alınır? rehberini inceleyebilirsiniz.
Çok sayıda çalışanın bulunduğu işletmelerde bazı sağlık tetkikleri uygun altyapı ve yetkili sağlık hizmeti organizasyonu kapsamında işyerinde planlanabilir.
Bu yöntem özellikle;
üretim tesisleri,
fabrikalar,
depolar,
lojistik merkezleri,
çok vardiyalı işletmeler,
aynı dönemde çok sayıda personelin sağlık gözetimine alınacağı işyerleri için operasyonel kolaylık sağlar.
Çalışanların ayrı ayrı sağlık kuruluşlarına gönderilmesi yerine uygun tetkiklerin işletmede organize edilmesi iş kaybını azaltabilir ve sağlık gözetiminin daha düzenli yürütülmesini sağlayabilir.
Yöntem Akademi'nin işyerinde gerçekleştirilebilen sağlık taramalarına ilişkin hizmet kapsamını mobil sağlık hizmetleri sayfasından inceleyebilirsiniz.
6331 sayılı Kanuna göre sağlık gözetiminden kaynaklanan maliyetler işveren tarafından karşılanır ve çalışana yansıtılmaz.
Hizmet maliyetinin belirlenmesinde ise;
ihtiyaç duyulan tetkikler,
çalışan sayısı,
işyerinin lokasyonu,
mobil sağlık organizasyonu,
laboratuvar ve görüntüleme kapsamı,
sağlık gözetiminin işyerindeki organizasyonu etkili olabilir.
Fiyatlandırmanın hangi unsurlara göre değiştiğini OSGB sağlık raporu ücreti 2026 rehberinden inceleyebilirsiniz.
Sağlıklı bir işe giriş süreci yalnızca tetkik yaptırıp sonuçları dosyalamaktan oluşmaz.
Uygulama genel olarak şu sırayla yürütülür:
Görev tanımı belirlenir: Çalışanın hangi bölümde ve hangi işleri yapacağı netleştirilir.
İşyeri riskleri incelenir: Risk değerlendirmesi, maruziyetler ve çalışma koşulları gözden geçirilir.
Sağlık öyküsü ve muayene gerçekleştirilir: İşyeri hekimi çalışanın kişisel ve mesleki sağlık durumunu değerlendirir.
Gerekli tetkikler belirlenir: Tetkikler görevin riskleriyle ilişkilendirilerek planlanır.
Tetkikler gerçekleştirilir: Gerekli laboratuvar, radyolojik veya fonksiyonel incelemeler tamamlanır.
Sonuçlar işyeri hekimi tarafından değerlendirilir: Test sonuçları tek başına değil, muayene ve işyeri riskleriyle birlikte yorumlanır.
İşe uygunluk değerlendirmesi yapılır: İlgili işe giriş/periyodik muayene formu düzenlenir.
Sağlık gözetimi kaydı oluşturulur: İşe giriş değerlendirmesi sonraki periyodik sağlık gözetimi için başlangıç verisi oluşturur.
Yöntem Akademi'de işe giriş sağlık gözetimi, çalışanlara hazır bir tetkik paketinin uygulanması şeklinde değil, işletmenin gerçek riskleri üzerinden planlanır.
İlk aşamada;
işletmenin faaliyet alanı,
NACE kodu ve tehlike sınıfı,
çalışanların görevleri,
üretim veya hizmet prosesleri,
mesleki maruziyetler,
mevcut risk değerlendirmesi incelenir.
Ardından işyeri hekiminin sağlık gözetimi planı doğrultusunda gerekli tetkiklerin organizasyonu yapılır.
Çalışan sayısının yüksek olduğu işletmelerde uygun tetkikler mobil sağlık organizasyonuyla işyerinde planlanabilir. Tetkik sonuçları işyeri hekimi tarafından değerlendirilerek çalışanların yapacakları işe sağlık yönünden uygunlukları belirlenir ve gerekli kayıt süreci tamamlanır.
İşletmenizde yalnızca işe giriş tetkiklerini değil; işyeri hekimi, sağlık gözetimi, risk değerlendirmesi, iş güvenliği uzmanı ve diğer İSG yükümlülüklerini birlikte yönetmek için Yöntem Akademi OSGB hizmeti kapsamında işletmenize özel hizmet planı oluşturabilirsiniz.
Akciğer grafisi, odyometri, solunum fonksiyon testi, kan ve idrar tahlilleri, görme değerlendirmesi, EKG ve işe özgü diğer incelemeler yapılabilir. Ancak bütün çalışanlara uygulanan standart bir test paketi yoktur. Tetkikleri işyeri hekimi, görev ve riskleri dikkate alarak belirler.
Her çalışan için genel bir kan tahlili zorunluluğu bulunmaz. İşyeri hekimi çalışanın sağlık durumu ve mesleki risklerine göre gerekli laboratuvar testlerini belirler.
Tek bir standart panel bulunmaz. Hekim değerlendirmesine göre hematolojik, biyokimyasal veya belirli mesleki maruziyetlere yönelik laboratuvar incelemeleri istenebilir.
Herkes için zorunlu değildir. Toz, duman, kaynak gazları ve benzeri solunum sistemi risklerinin bulunduğu işlerde işyeri hekimi tarafından gerekli görülebilir.
Her iş için zorunlu değildir. Gürültü maruziyeti bulunan görevlerde işitme sağlığının değerlendirilmesi amacıyla uygulanır.
Eski uygulamadaki periyodik portör muayenesi zorunluluğu kaldırılmıştır. Hijyen Eğitimi Yönetmeliği kapsamındaki işyerlerinde hijyen eğitimi uygulanır. Sağlık açısından gerekli özel tetkikler ise çalışanın durumu ve işyeri hekiminin değerlendirmesiyle belirlenir.
Doğru yaklaşım bu değildir. Aynı işyerinde çalışan kişiler farklı görevlere ve farklı maruziyetlere sahip olabilir. Sağlık gözetimi görev ve risk bazında planlanmalıdır.
Sonuçlar işyeri hekimi tarafından çalışanın muayenesi, sağlık öyküsü ve yapacağı işin riskleriyle birlikte değerlendirilir. Tek başına laboratuvar veya görüntüleme sonucu işe uygunluk raporu yerine geçmez.
Hayır. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında sağlık gözetiminden kaynaklanan maliyetler işveren tarafından karşılanır ve çalışana yansıtılmaz.
Uygun sağlık hizmeti organizasyonu kapsamında bazı tetkikler mobil sağlık hizmetleri ile işyerinde gerçekleştirilebilir. Hangi işlemlerin mobil olarak yapılabileceği işletmenin ihtiyacına ve sağlık gözetimi planına göre belirlenir.