Türkiye’de faaliyet gösteren işletmelerin büyük bir bölümü için iş sağlığı ve güvenliği, hâlâ yalnızca yasal bir zorunluluk olarak ele alınmaktadır. OSGB hizmeti ise çoğu zaman; sözleşmesi yapılan, evrakları hazırlanan ve denetim dönemlerinde hatırlanan bir dış hizmet gibi konumlandırılmaktadır.
Oysa işin aslı bundan çok daha farklıdır.
OSGB; işverenin hukuki sorumluluğunu azaltan, çalışan sağlığını koruyan ve işletmenin sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen stratejik bir iş ortağıdır. Yanlış kurgulanan veya yalnızca “belge üretmeye” odaklanan bir OSGB yapısı, işvereni korumak yerine riski büyütebilir.
Bu rehber;
OSGB’nin gerçekte ne iş yaptığını,
Hangi hizmetlerin neden kritik olduğunu,
İşveren açısından doğru OSGB seçiminin neden hayati olduğunu net, güncel ve mevzuata dayalı şekilde ele almak amacıyla hazırlanmıştır.
OSGB, açılımıyla Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi; işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için yetkilendirilmiş profesyonel kuruluşlardır.
Bu yetkilendirme ve denetim süreci doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütülür. Dolayısıyla OSGB’ler; serbest danışmanlık firmaları değil, mevzuata bağlı olarak faaliyet gösteren ve sorumluluk taşıyan yapılardır.
OSGB, açılımıyla Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi olup işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmesi için yetkilendirilmiş yapılardır. Konunun yasal çerçevesi ve kapsamı hakkında detaylı bilgi için OSGB nedir ve hangi işyerleri için zorunludur başlıklı içeriği inceleyebilirsiniz.
OSGB’ler;
İş güvenliği uzmanı
İşyeri hekimi
Diğer sağlık personeli
gibi zorunlu profesyonelleri, işveren adına planlı ve süreklilik esasına dayalı şekilde görevlendirir. Ancak önemli bir nokta vardır:
OSGB hizmeti alınması, işverenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz; doğru OSGB ile çalışmak bu sorumluluğun yönetilebilir hâle gelmesini sağlar.
Sahada en sık karşılaşılan kararsızlıklardan biri de budur.
OSGB ile çalışmak; yalnızca bir uzman değil, çok disiplinli bir sistem ile çalışmak anlamına gelir. Denetim takibi, belge sürekliliği, yedekleme ve raporlama süreçleri bu sistemin parçasıdır.
Bu noktada Yöntem Akademi yaklaşımı özellikle ayrışır. Yöntem Akademi, OSGB hizmetini yalnızca operasyonel bir yükümlülük olarak değil; eğitim, denetim ve önleyici risk yönetimi perspektifiyle ele alır. Bu yaklaşım, işverenin sadece bugünkü denetimini değil, uzun vadeli güvenliğini hedefler.
OSGB’nin temel görevi; işverenin iş sağlığı ve güvenliği kapsamındaki yükümlülüklerini sistemli, ölçülebilir ve denetlenebilir bir yapıya oturtmaktır. Bu görev, yalnızca belge hazırlamakla sınırlı değildir; sahada uygulanan, takip edilen ve raporlanan bir süreci kapsar.
OSGB hizmetleri birkaç ana başlık altında toplanır.
OSGB tarafından görevlendirilen iş güvenliği uzmanı, işyerindeki riskleri tespit eden ve bu risklerin ortadan kaldırılması için işverene rehberlik eden temel aktördür.
Uzmanın görevleri arasında şunlar yer alır:
İşyerinde düzenli saha incelemeleri yapmak
Tehlikeleri ve uygunsuzlukları tespit etmek
İşverene yazılı bildirim ve öneriler sunmak
Alınması gereken önlemleri raporlamak
İş kazası ve ramak kala olaylarını analiz etmek
Burada kritik bir ayrım vardır: Sahaya çıkmayan, işyerini tanımayan ve yalnızca uzaktan rapor üreten bir uzmanlık hizmeti, mevzuatın ruhuna aykırıdır.
Yöntem Akademi’nin yaklaşımında iş güvenliği uzmanı; denetim günü ortaya çıkan bir figür değil, işyerinin süreçlerini tanıyan ve işverene gerçek anlamda yol gösteren bir danışman konumundadır.
OSGB’nin bir diğer temel sorumluluğu işyeri hekimi hizmetinin sağlanmasıdır. Bu hizmet, çoğu zaman yalnızca “sağlık raporu” ile karıştırılsa da kapsamı çok daha geniştir.
İşyeri hekiminin temel görevleri:
Çalışanların sağlık gözetimini planlamak
İşe giriş ve periyodik muayeneleri yürütmek
Meslek hastalıkları risklerini izlemek
Çalışma ortamının sağlık açısından uygunluğunu değerlendirmek
İş kazaları sonrası sağlık süreçlerini takip etmek
İşyeri hekimi hizmeti, yalnızca çalışan sağlığını değil; işverenin hukuki güvenliğini de doğrudan etkiler. Olası bir denetim veya dava sürecinde, sağlık gözetiminin düzenli yapılıp yapılmadığı ilk sorgulanan konular arasındadır.
Risk değerlendirmesi, OSGB hizmetlerinin merkezinde yer alır. Ancak bu alanda en sık yapılan hata, standart ve kopya dokümanlarla sürecin geçiştirilmesidir.
Gerçek bir risk değerlendirmesi:
İşyerine özel hazırlanır
Sahada yapılan gözlemlere dayanır
Çalışma şekli, kullanılan ekipman ve ortam koşullarını dikkate alır
Belirli periyotlarla güncellenir
Kopyala–yapıştır risk analizleri; denetimlerde tespit edildiğinde hem OSGB’yi hem de işvereni doğrudan riske sokar.
Yöntem Akademi bu noktada risk değerlendirmesini bir “evrak” değil, önleyici bir yönetim aracı olarak ele alır. Amaç; denetimi geçmekten önce, iş kazasının hiç yaşanmamasıdır.
İSG eğitimleri, çalışanların bilinç düzeyini artıran ve kazaların büyük bölümünü önleyen en etkili unsurlardan biridir. OSGB’ler bu eğitimleri, işyerinin tehlike sınıfına ve çalışan profilinə uygun şekilde planlamakla yükümlüdür.
Bu eğitimler:
Yasal zorunluluktur
Belgelendirilmek zorundadır
Süre ve içerik bakımından mevzuata uygun olmalıdır
Ancak eğitim yalnızca belge almak için yapıldığında, sahada karşılığı olmaz. Etkili bir OSGB yaklaşımı; çalışanların gerçekten anlayacağı, günlük iş pratiklerine temas eden eğitim modellerini tercih eder.
Yangın, deprem, patlama veya tahliye gibi durumlar; hazırlıksız yakalanıldığında ciddi sonuçlar doğurur. OSGB’nin görevlerinden biri de bu risklere karşı acil durum planlarını hazırlamak ve uygulanabilir hâle getirmektir.
Bu kapsamda:
Acil durum senaryoları belirlenir
Görevli ekipler atanır
Tahliye planları oluşturulur
Tatbikatlar planlanır ve kayıt altına alınır
Denetimlerde acil durum planı kadar, tatbikatların gerçekten yapılıp yapılmadığı da kontrol edilir.
OSGB hizmeti, işyerinin büyüklüğüne ya da sektörün “tehlikeli” olup olmamasına göre isteğe bağlı bir uygulama değildir. Mevzuat, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin belirli kriterlere göre zorunlu olduğunu açık şekilde tanımlar.
Bu zorunluluk iki temel kritere dayanır: çalışan sayısı ve tehlike sınıfı.
İşyerleri üç ana gruba ayrılır:
Az tehlikeli
Tehlikeli
Çok tehlikeli
Bu sınıflandırma, yapılan işin niteliğine göre belirlenir ve doğrudan OSGB hizmet kapsamını etkiler.
Önemli bir yanlış algı şudur:
“Az tehlikeli işyerleri için OSGB şart değil.” Bu ifade doğru değildir.
1 çalışanı olan işyerleri dahil, tüm işyerleri iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almak zorundadır.
Çalışan sayısı arttıkça; iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve eğitim süreleri de artar.
Özellikle küçük işletmelerde OSGB hizmetinin göz ardı edilmesi, denetimlerde orantısız cezalarla karşılaşılmasına neden olmaktadır.
Yöntem Akademi’nin bu noktadaki yaklaşımı; küçük ya da büyük ölçekli fark etmeksizin, işyerine uygun ölçeklenebilir OSGB modeli sunmaktır. Böylece işveren, gereksiz maliyetlere değil; gerçek ihtiyaca odaklanır.
OSGB hizmetinin alınmaması, çoğu zaman “şimdilik bir şey olmadı” düşüncesiyle ertelenir. Ancak bu yaklaşım, işveren açısından yüksek riskli bir stratejidir.
Bu riskler üç ana başlıkta toplanır.
İş sağlığı ve güvenliği denetimlerinde;
OSGB sözleşmesi bulunmaması
İş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirilmemesi
Risk değerlendirmesinin olmaması gibi durumlar ayrı ayrı cezalandırılır. Bu cezalar tek seferlik değil, aylık olarak uygulanabilir.
OSGB hizmeti alınmamış veya eksik alınmış bir işyerinde meydana gelen iş kazası sonrası süreç çok daha ağır işler:
İşverenin kusur oranı artar
Sigorta ve tazminat yükü büyür
“Bilmiyordum” veya “küçük işletmeyim” savunmaları geçerli olmaz
Bu noktada OSGB, yalnızca önleyici değil; kanıtlayıcı bir yapı sunar. Doğru OSGB ile çalışan işveren, alınan önlemleri ve yapılan uyarıları belgeleriyle gösterebilir.
İş sağlığı ve güvenliği ihlalleri, yalnızca cezayla sınırlı kalmaz. Özellikle:
Kurumsal firmalarla çalışan işletmeler
İhale süreçlerine giren şirketler
Kamu veya büyük ölçekli tedarik zincirlerinde yer alan yapılar için İSG uyumsuzluğu, itibar kaybı anlamına gelir.
Yöntem Akademi bu noktada OSGB’yi yalnızca bir yükümlülük olarak değil, kurumsal güven unsuru olarak konumlandırır. Amaç; denetimden kaçmak değil, denetime hazır olmaktır.
Doğru Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) seçmek için dikkat etmeniz gereken önemli bazı hususlar bulunmaktadır. Yöntem Akademi olarak sizlere önerdiğimiz aşağıdaki kriterleri dikkate alarak sizin için en doğru seçimi yapabilirsiniz.
OSGB seçimi, çoğu işletmede yalnızca fiyat teklifine bakılarak yapılır. Bu yaklaşım kısa vadede avantajlı gibi görünse de orta ve uzun vadede işvereni ciddi risklerle karşı karşıya bırakır.
Doğru OSGB seçimi, denetimden önce değil; denetim hiç gelmeden önce işvereni güvenli konuma taşır.
OSGB hizmeti, standart bir ürün değildir. Aynı fiyatla sunulan iki hizmetin içeriği sahada tamamen farklı olabilir.
Düşük fiyatlı OSGB’lerde en sık karşılaşılan sorunlar:
Uzmanın sahaya çıkmaması veya çok seyrek gelmesi
Kopya risk değerlendirmeleri
Eğitimlerin yalnızca imza karşılığı yapılması
Denetim günü ortaya çıkan “acil evrak” telaşı
Bu durum, OSGB’nin değil; doğrudan işverenin riskini artırır.
Bir OSGB’nin gerçekten sahada olup olmadığını anlamak zor değildir. İşverenin şu sorulara net cevap alması gerekir:
İş güvenliği uzmanı işyerime hangi periyotlarda gelecek?
Yapılan tespitler bana yazılı olarak iletilecek mi?
Risk değerlendirmesi yerinde mi hazırlanacak?
Eğitimler kimlere, hangi içerikle verilecek?
Bu sorulara net ve şeffaf cevap veremeyen OSGB’ler, genellikle süreci belge üzerinden yürütür.
Yöntem Akademi’nin farkı tam bu noktada ortaya çıkar. Hizmet modeli; sahaya çıkan uzman, kayıt altına alınan süreç ve işvereni sürecin merkezine alan bir yapı üzerine kuruludur.
OSGB sözleşmeleri çoğu zaman okunmadan imzalanır. Oysa bu sözleşme, denetim ve hukuki süreçlerde temel dayanak niteliğindedir.
İşverenin mutlaka kontrol etmesi gereken başlıklar:
Uzman ve hekim çalışma süreleri
Hizmet kapsamının net tanımı
Raporlama ve bildirim sorumlulukları
Denetimlerde destek süreci
Yöntem Akademi, sözleşme sürecini yalnızca hukuki bir formalite olarak değil; işverenin haklarını da koruyan bir çerçeve olarak ele alır.
OSGB hizmeti alındığında en sık yapılan yanılgılardan biri şudur:
“Tüm sorumluluk OSGB’de.” Bu yaklaşım doğru değildir.
OSGB; işverene rehberlik eder, riskleri bildirir ve çözüm önerir. Ancak alınması gereken önlemlerin uygulanmasından işveren sorumludur.
Bu nedenle:
OSGB raporları dikkate alınmalı
Uyarılar kayıt altına alınmalı
Gerekli iyileştirmeler zamanında yapılmalıdır
Yöntem Akademi, bu noktada işvereni yalnız bırakmaz. Süreç takibi, hatırlatma ve yönlendirme mekanizmalarıyla sorumlulukların unutulmasının önüne geçer.
OSGB ile yalnızca denetim öncesi iletişime geçilmesi
Uzman değişikliklerinin işverene bildirilmemesi
Evrak var ama sahada karşılığı olmayan uygulamalar
Tatbikatların hiç yapılmaması
Bu hatalar, OSGB hizmetinin amacını ortadan kaldırır. İş sağlığı ve güvenliği; kağıt üzerinde değil, sahada kazanılır.
OSGB hizmeti, işverenler için yalnızca yerine getirilmesi gereken bir yasal yükümlülük değildir. Doğru kurgulandığında OSGB;
İş kazalarını azaltır
Çalışan bağlılığını artırır
Denetim süreçlerini sorunsuz hâle getirir
İşverenin hukuki risklerini yönetilebilir seviyeye çeker
Bu noktada Yöntem Akademi, OSGB hizmetini evrak odaklı değil; eğitim, saha uygulaması ve önleyici risk yönetimi temelli ele alır. Sahaya çıkan uzmanlar, düzenli raporlama, işvereni sürecin dışında bırakmayan bir iletişim modeli ve denetime değil sisteme hazır bir yapı sunar.
İş sağlığı ve güvenliği, ertelenebilecek bir konu değildir. Doğru OSGB ile çalışmak; cezadan kaçınmak değil, işi güvenle büyütmek anlamına gelir.
OSGB ayda kaç kez işyerine gelir?
OSGB’nin işyerine geliş sıklığı; işyerinin tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre belirlenir. Az tehlikeli işyerlerinde süreler daha sınırlıyken, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi daha sık sahada bulunur. Bu süreler mevzuatla tanımlanmıştır ve keyfi olarak azaltılamaz.
OSGB denetimde işvereni tamamen korur mu?
OSGB, işvereni denetimlere hazırlar ve alınması gereken önlemleri yazılı olarak bildirir. Ancak bildirilen önlemlerin uygulanmasından işveren sorumludur. Doğru OSGB ile çalışan işveren, denetimde süreci belgeleyebilir ve ciddi yaptırımların önüne geçebilir.
OSGB hizmeti alınmadan iş kazası olursa ne olur?
OSGB hizmeti bulunmayan veya eksik olan işyerlerinde meydana gelen iş kazalarında, işverenin kusur oranı ciddi biçimde artar. Bu durum idari para cezalarının yanı sıra tazminat ve ceza davalarına da yol açabilir.
OSGB sözleşmesi iptal edilebilir mi?
Evet. OSGB sözleşmeleri belirli şartlar altında feshedilebilir. Ancak fesih sonrası işverenin kesintisiz şekilde yeni bir OSGB hizmeti alması zorunludur. Aksi hâlde mevzuata aykırı bir durum oluşur.
OSGB yalnızca denetim zamanı mı gereklidir?
Hayır. OSGB hizmeti, denetim odaklı değil; önleyici ve sürdürülebilir bir yapıdır. Denetim zamanı hatırlanan OSGB anlayışı, iş kazalarını ve cezaları önlemez.