Sağlık Gözetimi Nedir? OSGB Kapsamında İşveren ve Çalışan Yükümlülükleri

Sağlık Gözetimi Nedir? OSGB Kapsamında İşveren ve Çalışan Yükümlülükleri

07.02.2026
16

İş sağlığı ve güvenliği denildiğinde çoğu zaman akla ilk olarak iş güvenliği uzmanı, risk analizi ya da eğitimler geliyor. Ancak bu sürecin en kritik ve çoğu zaman eksik anlaşılan ayağı sağlık gözetimidir. Çünkü sağlık gözetimi, yalnızca bir belge ya da işe girişte alınan tek seferlik bir rapor değil; çalışan sağlığını korumaya yönelik sürekli ve planlı bir izleme sistemidir.

İşveren açısından bakıldığında sağlık gözetimi; hem yasal bir yükümlülük hem de iş kazaları, meslek hastalıkları ve olası hukuki risklerin önüne geçen stratejik bir önlemdir. Çalışan açısından ise maruz kalınan risklerin erken tespit edilmesini, sağlık kayıplarının önlenmesini ve güvenli bir çalışma ortamını ifade eder.

OSGB (Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi) sistemi içinde sağlık gözetimi; işyeri hekimi koordinasyonunda, işyerinin tehlike sınıfına ve çalışanların maruziyetlerine göre planlanır ve kayıt altına alınır. Bu yönüyle sağlık gözetimi, “yapıldı-bitti” mantığıyla değil, süreklilik ve takip esasına dayalı bir uygulamadır.

Sağlık Gözetimi Nedir?

Sağlık gözetimi; çalışanların yaptıkları işe bağlı olarak maruz kaldıkları fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik ve psikososyal risklerin sağlık üzerindeki etkilerinin önceden tespit edilmesi ve izlenmesi amacıyla yürütülen tıbbi değerlendirmelerin tamamıdır.

Bu süreç yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra müdahale etmeyi değil, asıl olarak koruyucu hekimlik yaklaşımını esas alır. Yani amaç; çalışan hasta olmadan önce riskleri görmek, gerekli önlemleri almak ve işin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmektir.

Sağlık gözetimi kapsamında;

  • Çalışanın mevcut sağlık durumu değerlendirilir,

  • Yapacağı işin sağlık açısından uygunluğu belirlenir,

  • Zaman içinde sağlık durumunda oluşabilecek değişiklikler takip edilir,

  • Meslek hastalıklarına yol açabilecek erken bulgular izlenir.

Bu yönüyle sağlık gözetimi, sadece çalışanı değil; işverenin sorumluluk alanını da doğrudan ilgilendiren bir süreçtir. Çünkü uygun yapılmayan ya da hiç yapılmayan sağlık gözetimi, iş kazası veya meslek hastalığı sonrasında işveren aleyhine ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.

Sağlık Gözetimi Hangi Mevzuata Dayanır?

Sağlık gözetimi uygulamaları, işverenin inisiyatifine bırakılmış bir tercih değil; doğrudan yasal zorunluluk olarak tanımlanmıştır. Bu zorunluluğun temel dayanağı 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’dur.

Kanuna göre işveren;

  • Çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamakla,

  • İşin niteliğine uygun sağlık gözetimini yaptırmakla,

  • Bu gözetimi düzenli aralıklarla sürdürmekle yükümlüdür.

Sağlık gözetiminin nasıl ve kimler tarafından yürütüleceği ise “İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik” ile detaylandırılmıştır. Bu yönetmelik kapsamında;

  • Sağlık gözetimi işyeri hekimi tarafından yürütülür,

  • Çalışanın yaptığı işe ve maruziyetlerine göre planlanır,

  • Kayıt altına alınır ve gizlilik esasına uygun şekilde saklanır.

Ayrıca sağlık gözetimi; işyerinde yapılan risk değerlendirmesi ile doğrudan bağlantılıdır. Risk değerlendirmesinde belirlenen tehlike ve riskler, hangi sağlık muayene ve tetkiklerinin yapılacağını belirleyen temel unsurlardır. Bu nedenle sağlık gözetimi, risk değerlendirmesinden bağımsız düşünülemez.

Uygulamada en sık yapılan hata; mevzuatın yalnızca “işe giriş raporu” kısmına odaklanılmasıdır. Oysa mevzuat, sağlık gözetimini iş süresi boyunca devam eden bir yükümlülük olarak tanımlar.

OSGB Kapsamında Sağlık Gözetimi Nasıl Yürütülür?

OSGB (Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi) sistemi içinde sağlık gözetimi, rastgele ya da yalnızca talep üzerine yapılan bir uygulama değildir. Bu süreç; işyerinin tehlike sınıfı, çalışan sayısı, yapılan işin niteliği ve risk değerlendirmesi sonuçları dikkate alınarak planlı ve sistematik şekilde yürütülür.

Sağlık gözetiminin temel yürütücüsü işyeri hekimidir. İşyeri hekimi, OSGB bünyesinde görev alarak işveren adına sağlık gözetimi sürecini organize eder, uygular ve kayıt altına alır. Bu noktada OSGB’nin rolü yalnızca hizmet sağlamak değil; aynı zamanda işvereni mevzuata uygun bir yapıya kavuşturmaktır.

OSGB kapsamında sağlık gözetimi genellikle şu adımlar üzerinden ilerler:

İlk aşamada işyerine ait risk değerlendirmesi incelenir. Çalışanların hangi risklere maruz kaldığı, hangi işlerin yapıldığı ve bu işlerin sağlık üzerindeki olası etkileri belirlenir. Bu analiz, hangi sağlık muayenelerinin ve tetkiklerin yapılacağını doğrudan etkiler.

Sonraki aşamada sağlık gözetimi planı oluşturulur. Bu plan; işe giriş muayeneleri, periyodik muayeneler, özel durum muayeneleri ve yapılacak tetkikleri kapsar. Planlama yapılırken işyerinin tehlike sınıfı (az tehlikeli, tehlikeli, çok tehlikeli) belirleyici rol oynar.

Uygulama aşamasında işyeri hekimi tarafından çalışanların sağlık muayeneleri gerçekleştirilir. Gerekli görülen durumlarda tetkikler talep edilir ve sonuçlar değerlendirilir. Bu süreçte çalışanların kişisel sağlık verileri gizlilik esasına uygun şekilde korunur.

Son olarak tüm işlemler kayıt altına alınır. Yapılan muayeneler, tetkikler ve hekim değerlendirmeleri mevzuata uygun şekilde dosyalanır. Bu kayıtlar; denetimlerde, iş kazası veya meslek hastalığı durumlarında işveren açısından kritik öneme sahiptir.

Burada altı çizilmesi gereken önemli bir nokta vardır: OSGB kapsamında yürütülen sağlık gözetimi, yalnızca “yapılmış olmak için” değil; denetime hazır, sürdürülebilir ve izlenebilir bir sistem kurmayı amaçlar.

Sağlık Gözetimi Kapsamında Yapılan Muayene ve Tetkikler

Sağlık gözetimi denildiğinde çoğu zaman yalnızca işe giriş sağlık raporu akla gelir. Oysa mevzuat ve iyi uygulama açısından sağlık gözetimi çok daha geniş bir çerçeveye sahiptir. Çalışanın iş süresi boyunca sağlık durumunun izlenmesini kapsar.

Bu kapsamda yapılan başlıca muayeneler şunlardır:

İşe giriş sağlık muayenesi, çalışanın yapacağı işe sağlık açısından uygun olup olmadığını belirlemek amacıyla gerçekleştirilir. Bu muayene, yalnızca bir formalite değil; yanlış işe yerleştirme riskini ortadan kaldıran temel bir adımdır.

Periyodik sağlık muayeneleri ise çalışanların maruz kaldıkları risklere bağlı olarak belirli aralıklarla yapılır. Bu muayeneler sayesinde sağlık durumunda zaman içinde oluşabilecek değişiklikler izlenir ve olası meslek hastalıklarının erken belirtileri tespit edilir.

İş değişikliği sonrası yapılan muayeneler, çalışanın farklı bir riske maruz kalacağı durumlarda devreye girer. Aynı şekilde uzun süreli işten uzak kalma, kaza sonrası işe dönüş veya özel sağlık durumları da ek muayene gerektirebilir.

Sağlık gözetimi sürecinde yapılan tetkikler ise tamamen çalışanın yaptığı iş ve maruziyetlerine göre belirlenir. En sık uygulanan tetkikler arasında akciğer grafisi, solunum fonksiyon testi, odyometri (işitme testi), kan ve idrar tetkikleri ile göz muayeneleri yer alır.

Bu tetkiklerin amacı; yalnızca mevcut bir hastalığı tespit etmek değil, risklerin sağlık üzerindeki etkilerini erken aşamada görmek ve gerekli önlemleri almaktır. Bu nedenle tetkiklerin “liste olsun diye” değil, risk temelli bir yaklaşımla belirlenmesi gerekir.

Uygulamada yapılan en büyük hatalardan biri, her işyerinde aynı tetkiklerin rutin olarak uygulanmasıdır. Oysa doğru sağlık gözetimi, işe ve riske özel planlanan muayene ve tetkiklerle mümkündür.

Mobil Sağlık Hizmetleri Sağlık Gözetiminde Nasıl Kullanılır?

Mobil sağlık hizmetleri, sağlık gözetimi sürecinin özellikle saha yoğunluğu yüksek, çalışan sayısı fazla veya zaman kaybının kritik olduğu işyerlerinde en etkili uygulama yöntemlerinden biridir. OSGB sistemi içinde mobil sağlık, sağlık gözetiminin alternatifi değil; doğru planlandığında onu tamamlayan ve güçlendiren bir çözümdür.

Mobil sağlık hizmetlerinde temel yaklaşım; çalışanların sağlık muayene ve tetkiklerinin işyerinde, üretim ve operasyon akışını aksatmadan gerçekleştirilmesidir. Bu sayede çalışanların sağlık kuruluşlarına ayrı ayrı sevk edilmesi ihtiyacı ortadan kalkar ve iş gücü kaybı minimuma indirilir.

Mobil sağlık kapsamında genellikle; akciğer grafisi, odyometri, solunum fonksiyon testi, göz muayenesi ve gerekli görülen laboratuvar tetkikleri yerinde yapılabilir. Bu tetkiklerin sonuçları, OSGB bünyesindeki işyeri hekimi tarafından değerlendirilir ve sağlık gözetimi kayıtlarına işlenir.

Mobil sağlık hizmetlerinin en önemli avantajlarından biri, periyodik sağlık gözetiminin sürdürülebilir hale gelmesidir. Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, sağlık muayenelerinin aksatılması ciddi mevzuat riskleri doğurur. Mobil sağlık, bu riski büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Ancak burada kritik bir nokta vardır: Mobil sağlık hizmeti tek başına yeterli değildir. Sağlık gözetiminin geçerli ve mevzuata uygun olabilmesi için mobil sağlık uygulamalarının mutlaka OSGB sistemi ve işyeri hekimi kontrolüyle yürütülmesi gerekir. Aksi halde yapılan işlemler yalnızca “tetkik” seviyesinde kalır ve bütüncül sağlık gözetimi sağlanamaz.

Sağlık Gözetimi Yapılmazsa Ne Olur?

Sağlık gözetimi, çoğu zaman yalnızca “yapılması gereken bir prosedür” gibi algılansa da, uygulanmadığı durumlarda ortaya çıkan sonuçlar oldukça ağır olabilir. Bu sonuçlar yalnızca idari para cezalarıyla sınırlı değildir; işveren açısından ciddi hukuki ve mali riskler de söz konusudur.

Mevzuata göre sağlık gözetiminin yapılmaması, eksik yapılması ya da kayıt altına alınmaması durumunda işverene idari para cezaları uygulanır. Bu cezalar, çalışan sayısına ve ihlalin niteliğine göre artarak devam edebilir. Denetimlerde tespit edilen eksiklikler, kısa sürede yüksek maliyetlere dönüşebilir.

Bununla birlikte asıl risk, iş kazası veya meslek hastalığı durumlarında ortaya çıkar. Sağlık gözetimi yapılmamış ya da düzenli olarak takip edilmemiş bir çalışanla ilgili yaşanan bir olayda, işverenin sorumluluğu ağırlaşır. İşveren, gerekli önlemleri almadığını ispatlamakta zorlanır ve hukuki süreçler işveren aleyhine ilerleyebilir.

SGK süreçleri, tazminat davaları ve hatta ceza davaları, sağlık gözetimi eksikliğinin sonuçları arasında yer alabilir. Özellikle meslek hastalıklarında, geçmişe dönük sağlık kayıtlarının bulunmaması işveren açısından ciddi bir dezavantaj oluşturur.

Ayrıca sağlık gözetimi yapılmayan işyerlerinde çalışan devri artar, iş gücü verimliliği düşer ve iş kazası riski yükselir. Bu durum yalnızca yasal değil, aynı zamanda operasyonel ve kurumsal itibar açısından da olumsuz sonuçlar doğurur.

Bu nedenle sağlık gözetimi, bir maliyet kalemi olarak değil; işverenin uzun vadeli risklerini azaltan koruyucu bir yatırım olarak değerlendirilmelidir.

İşverenler Sağlık Gözetimi Sürecinde Nelere Dikkat Etmeli?

Sağlık gözetimi süreci, yalnızca OSGB ile sözleşme yapmakla kendiliğinden doğru şekilde yürüyen bir alan değildir. İşverenin bu süreci doğru yönetmesi, hem yasal uyum hem de çalışan sağlığı açısından belirleyici rol oynar.

İlk olarak sağlık gözetiminin işyerine özel planlanması gerekir. Her işyerinin risk profili farklıdır ve aynı tetkik listesiyle tüm işyerlerini değerlendirmek doğru bir yaklaşım değildir. Bu nedenle işveren, risk değerlendirmesi ile sağlık gözetimi arasında doğrudan bir bağ kurulmasını sağlamalıdır.

İkinci önemli nokta sürekliliktir. Sağlık gözetimi yalnızca işe girişte yapılan bir işlem olarak görülmemelidir. Çalışanların maruziyetleri zaman içinde değişebilir ve sağlık durumları düzenli olarak izlenmelidir. Periyodik muayenelerin aksatılması, denetimlerde en sık tespit edilen eksikliklerden biridir.

Kayıt ve dokümantasyon konusu da işverenler için kritik öneme sahiptir. Yapılan tüm muayenelerin, tetkiklerin ve hekim değerlendirmelerinin mevzuata uygun şekilde kayıt altına alınması gerekir. Denetimlerde “yapıldı” demek yeterli değildir; belgelendirilmiş ve izlenebilir bir yapı aranır.

OSGB seçimi de bu sürecin başarısını doğrudan etkiler. İşverenin yalnızca fiyat odaklı değil; mevzuata hâkim, saha deneyimi olan ve sağlık gözetimini sistematik şekilde yürüten bir OSGB ile çalışması gerekir. Aksi halde eksik veya hatalı uygulamaların sorumluluğu yine işverene aittir.

Son olarak işverenlerin sağlık gözetimini yalnızca bir yükümlülük olarak değil, iş kazalarını ve verim kaybını azaltan bir önleyici yönetim aracı olarak görmesi gerekir. Bu bakış açısı, sürecin sağlıklı işlemesini sağlar.

Yöntem Akademi Sağlık Gözetimi

Yöntem Akademi olarak sağlık gözetimini yalnızca mevzuat gereği yapılan bir işlem olarak değil, işyerlerinde sürdürülebilir sağlık ve güvenlik kültürünün temel unsurlarından biri olarak ele alıyoruz.

Her işyerine aynı kalıplarla yaklaşmak yerine, risk değerlendirmesi sonuçlarına dayalı, işe ve sektöre özel sağlık gözetimi planları oluşturuyoruz. İşyeri hekimi, mobil sağlık ve OSGB hizmetlerini tek bir sistem içinde bütüncül şekilde yönetiyoruz.

Tüm muayene ve tetkik süreçlerini mevzuata uygun, denetime hazır ve kayıtlı bir yapıda yürütüyor; işverenin hem yasal yükümlülüklerini yerine getirmesini hem de çalışan sağlığını etkin şekilde korumasını sağlıyoruz.

Amacımız yalnızca “rapor üretmek” değil; işverenleri olası risklere karşı koruyan, çalışanlar için güvenli ve sağlıklı çalışma ortamları oluşturan bir sağlık gözetimi sistemi kurmaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sağlık gözetimi nedir?

Sağlık gözetimi, çalışanların yaptıkları işe bağlı olarak maruz kaldıkları risklerin sağlık üzerindeki etkilerinin izlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla yapılan muayene ve tetkiklerin tamamıdır. Amaç, çalışanların sağlığını korumak ve olası meslek hastalıklarını erken aşamada tespit etmektir.

Sağlık gözetimi her işyeri için zorunlu mudur?

Evet. İşyerinin az tehlikeli, tehlikeli veya çok tehlikeli sınıfta olması fark etmeksizin sağlık gözetimi tüm işyerleri için yasal bir zorunluluktur. Kapsam ve sıklık, işyerinin risk durumuna göre değişir.

Sadece işe giriş sağlık raporu almak yeterli midir?

Hayır. İşe giriş sağlık raporu sağlık gözetiminin yalnızca başlangıç aşamasıdır. Çalışanların sağlık durumlarının iş süresi boyunca periyodik olarak takip edilmesi gerekir.

Periyodik sağlık muayeneleri ne sıklıkla yapılır?

Periyodik muayene aralıkları işyerinin tehlike sınıfına, yapılan işin niteliğine ve çalışanın maruziyetlerine göre belirlenir. Bu süreler işyeri hekimi tarafından planlanır ve mevzuata uygun şekilde uygulanır.

Sağlık gözetimi kapsamında hangi tetkikler yapılır?

Yapılacak tetkikler çalışanın yaptığı işe ve maruz kaldığı risklere göre değişir. En sık uygulanan tetkikler arasında akciğer grafisi, solunum fonksiyon testi, odyometri, kan ve idrar tetkikleri ile göz muayeneleri yer alır.

Mobil sağlık hizmetleri sağlık gözetimi yerine geçer mi?

Mobil sağlık hizmetleri sağlık gözetiminin bir parçasıdır ancak tek başına yeterli değildir. Tetkiklerin işyeri hekimi tarafından değerlendirilmesi, kayıt altına alınması ve sağlık gözetimi planına entegre edilmesi gerekir.

Sağlık gözetimi yapılmazsa ne gibi yaptırımlar uygulanır?

Sağlık gözetiminin yapılmaması veya eksik yapılması durumunda işverene idari para cezaları uygulanır. Ayrıca iş kazası veya meslek hastalığı durumlarında işverenin hukuki ve cezai sorumluluğu artar.

Sağlık gözetimi kayıtları ne kadar süre saklanmalıdır?

Sağlık gözetimi kapsamında yapılan tüm muayene ve tetkiklere ait kayıtlar mevzuata uygun şekilde saklanmalı ve denetimlerde ibraz edilebilir durumda olmalıdır. Kayıtların gizliliği esas alınır.

OSGB ile çalışmak sağlık gözetimi için yeterli midir?

OSGB ile çalışmak sağlık gözetimi sürecinin doğru yürütülmesi için önemli bir adımdır. Ancak sürecin etkin olması için sağlık gözetiminin işyerine özel planlanması ve düzenli olarak takip edilmesi gerekir.

Sağlık gözetimi yalnızca çalışanı mı korur?

Hayır. Sağlık gözetimi hem çalışanı hem de işvereni korur. Çalışan sağlığını güvence altına alırken, işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesini ve olası riskleri minimize etmesini sağlar.

Hashtag

Yorumlar


no record
Yorum eklemek için lütfen giriş yapınız.

Benzer Blog Yazıları