İşyeri hekimi hizmeti fiyatları, kamuoyunda sıklıkla düşünüldüğü gibi “tek tip” veya “sabit” bir ücretlendirme yapısına sahip değildir. Bu hizmetin bedeli; mevzuatla belirlenmiş yükümlülükler, işyerinin risk profili ve hizmet kapsamı dikkate alınarak hesaplanır. Dolayısıyla işyeri hekimi fiyatları belirlenirken yalnızca “hekimin aylık gelişi” değil, sunulan hizmetin tamamı esas alınır.
En yaygın yanlış algılardan biri, işyeri hekimi hizmetinin yalnızca belirli günlerde işyerine gelinmesinden ibaret olduğu düşüncesidir. Oysa işyeri hekimliği; çalışan sağlığının izlenmesi, periyodik muayeneler, işe giriş sağlık raporları, risk değerlendirmelerine sağlık perspektifiyle katkı, sağlık gözetimi kayıtlarının tutulması ve resmi denetimlerde bu kayıtların sunulmasını kapsayan çok boyutlu bir sorumluluk alanıdır.
Bu nedenle fiyatlandırma sürecinde aşağıdaki temel unsurlar birlikte değerlendirilir:
İşyerinin tehlike sınıfı (az tehlikeli, tehlikeli, çok tehlikeli)
Toplam çalışan sayısı
Mevzuata göre belirlenen aylık zorunlu hizmet süresi
Hizmetin OSGB üzerinden mi yoksa bireysel hekim aracılığıyla mı sağlandığı
Sağlık gözetimi, raporlama ve saha takibinin kapsamı
Özellikle vurgulanması gereken nokta şudur:
İşyeri hekimi hizmeti fiyatı, yalnızca bir maliyet kalemi değil; işverenin hukuki sorumluluğunu ve çalışan sağlığını doğrudan etkileyen bir hizmet bedelidir. Bu nedenle fiyatın düşük veya yüksek olması tek başına anlamlı değildir. Asıl belirleyici olan, bu bedel karşılığında mevzuata uygun, sürdürülebilir ve denetime hazır bir hizmetin sunulup sunulmadığıdır.
Uygulamada bazı işletmeler, yalnızca düşük fiyat odaklı tercihler yaparak işyeri hekimi hizmetini formaliteye indirgeme eğilimindedir. Ancak bu yaklaşım, özellikle denetim süreçlerinde ciddi idari para cezaları ve hukuki yaptırımlar ile karşılaşılmasına neden olabilmektedir. Bu sebeple işyeri hekimi fiyatları değerlendirilirken, hizmetin gerçek kapsamı ve sorumluluk boyutu mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
İşyeri hekimi hizmeti fiyatlarının belirlenmesinde tehlike sınıfı, en temel ve en belirleyici kriterlerden biridir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler kapsamında işyerleri; az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olmak üzere üç ana sınıfa ayrılır. Bu sınıflandırma yalnızca risk seviyesini değil, aynı zamanda işyeri hekiminin aylık zorunlu çalışma süresini ve üstlendiği sorumluluğu da doğrudan etkiler.
Tehlike sınıfı yükseldikçe, işyeri hekiminden beklenen saha varlığı, sağlık gözetimi sıklığı ve hukuki sorumluluk düzeyi artar. Bu durum doğal olarak fiyatlandırmaya da yansır.
Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri genellikle ofisler, bürolar, eğitim kurumları, danışmanlık firmaları ve benzeri düşük riskli faaliyet alanlarını kapsar. Bu tür işyerlerinde fiziksel riskler sınırlı olsa da, işyeri hekimi hizmeti zorunlu olmaya devam eder.
Az tehlikeli işyerleri için fiyatlandırma yapılırken şu unsurlar dikkate alınır:
Çalışan başına mevzuatta belirlenen asgari süre
Periyodik sağlık muayeneleri
İşe giriş sağlık raporları
Sağlık kayıtlarının düzenli tutulması
Denetimlerde ibraz edilmesi gereken dokümantasyon
Bu sınıfta işyeri hekimi hizmetinin daha düşük maliyetli olduğu düşünülse de, “az tehlikeli” tanımı çoğu zaman yanlış yorumlanmaktadır. Riskin düşük olması, sorumluluğun ortadan kalktığı anlamına gelmez. Özellikle masa başı çalışanlarda görülen kas-iskelet rahatsızlıkları, göz sağlığı problemleri ve kronik hastalıkların takibi, işyeri hekiminin düzenli kontrolünü gerektirir.
Bu nedenle az tehlikeli işyerlerinde fiyatlar görece daha uygun olsa da, hizmetin süre ve kapsam açısından mevzuata tam uyumlu olması esastır.
Tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri; üretim tesisleri, atölyeler, depolar, lojistik alanları ve benzeri faaliyetleri kapsar. Bu grupta işyeri hekimi hizmetinin kapsamı belirgin şekilde genişler.
Tehlikeli sınıfta fiyatları etkileyen başlıca faktörler şunlardır:
Artan aylık hizmet süresi
Saha incelemelerinin düzenli yapılması
Çalışanların periyodik sağlık kontrollerinin sıklaşması
Meslek hastalığı risklerinin izlenmesi
Risk değerlendirmelerine aktif sağlık katkısı
Bu sınıfta işyeri hekimi yalnızca evrak düzenleyen bir pozisyonda değil; sahada aktif rol alan, çalışan sağlığını doğrudan izleyen ve işvereni sağlık riskleri konusunda yönlendiren bir konumdadır. Dolayısıyla fiyatlandırma, az tehlikeli sınıfa kıyasla daha yüksek seviyelerde oluşur.
Burada önemli olan nokta, fiyatın yalnızca süreye değil; artmış sorumluluk ve denetim riskine göre belirlenmesidir.
Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri; inşaat, maden, ağır sanayi, kimyasal üretim gibi yüksek risk barındıran sektörleri kapsar. Bu işyerlerinde işyeri hekimi hizmeti, en yüksek sorumluluk seviyesine sahiptir.
Çok tehlikeli işyerlerinde fiyatları belirleyen unsurlar:
En yüksek kişi başı süre zorunluluğu
Sürekli saha varlığı ihtiyacı
Meslek hastalıkları ve iş kazası riskinin yüksekliği
Acil durum ve sağlık müdahale planlarının hazırlanması
Denetimlerde doğrudan sorumluluk
Bu sınıfta işyeri hekimi hizmeti, yalnızca yasal bir zorunluluk değil; işyerinin faaliyetlerini güvenli şekilde sürdürebilmesi için kritik bir güvenlik unsuru olarak değerlendirilir. Bu nedenle fiyatlar, diğer sınıflara göre daha yüksektir ve “ucuz hizmet” arayışı ciddi hukuki ve idari riskler doğurabilir.
İşyeri hekimi hizmeti fiyatlarının belirlenmesinde çalışan sayısı, tehlike sınıfı ile birlikte en kritik ikinci faktördür. Mevzuata göre işyeri hekimi hizmeti, çalışan sayısına bağlı olarak kişi başı dakika esasına göre hesaplanır ve bu süreler aylık toplam hizmet süresini oluşturur. Dolayısıyla çalışan sayısı arttıkça, işyeri hekiminin işyerinde bulunma süresi ve hizmet kapsamı da doğrudan artar.
Bu noktada dikkat edilmesi gereken temel konu, fiyatın yalnızca “kaç kişi çalıştığına” göre değil; bu çalışanların sağlık gözetimi, takibi ve kayıt yükünün oluşturduğu operasyonel sorumluluğa göre belirlenmesidir.
Az sayıda çalışanı bulunan işyerlerinde işyeri hekimi hizmetinin daha basit ve düşük maliyetli olduğu düşünülmektedir. Ancak uygulamada en sık yapılan hatalar da bu grupta görülür.
1–9 çalışanı olan işyerlerinde:
Aylık zorunlu süreler kısa olsa da sıfır değildir
İşe giriş sağlık raporları eksiksiz düzenlenmelidir
Sağlık dosyaları bireysel olarak tutulur
Denetimlerde tüm kayıtlar talep edilebilir
Bu grupta fiyatların düşük olması, hizmetin sembolik olduğu anlamına gelmez. Özellikle küçük işletmeler, “nadiren denetim olur” düşüncesiyle eksik hizmet alma eğiliminde olabilmektedir. Ancak denetim gerçekleştiğinde, eksik süre veya hatalı kayıtlar doğrudan idari para cezasına dönüşmektedir.
Bu nedenle çalışan sayısı az olan işyerlerinde fiyatlandırma yapılırken, minimum süreler ve hizmet kapsamı mutlaka mevzuata uygun şekilde planlanmalıdır.
10–49 çalışan aralığı, işyeri hekimi hizmetinin hem süre hem de sorumluluk açısından belirgin şekilde arttığı gruptur. Bu ölçekten itibaren:
Aylık toplam hekim süresi gözle görülür biçimde artar
Periyodik muayene planlaması zorunlu hale gelir
Sağlık gözetimi süreklilik kazanır
Raporlama ve takip yükü artar
Bu gruptaki işyerlerinde fiyatlar; yalnızca hekim saatine değil, planlama ve sürdürülebilir hizmet modeline göre şekillenir. Özellikle vardiyalı çalışan yapısı bulunan işletmelerde, hekim hizmetinin doğru zamanlanması ve kayıt altına alınması büyük önem taşır.
Burada fiyat farklarını oluşturan temel unsur, işyeri hekiminin işyerini düzenli olarak tanıması ve çalışan sağlığını süreklilik içinde izlemesidir.
50 ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde işyeri hekimi hizmeti artık kurumsal bir sağlık yönetimi boyutuna taşınır. Bu ölçekte:
Aylık hizmet süresi ciddi şekilde yükselir
Sağlık gözetimi sistematik hale gelir
Meslek hastalığı riskleri daha yakından izlenir
Denetim ve incelemeler daha detaylı yürütülür
Bu grupta fiyatlandırma yapılırken, işyeri hekiminin yalnızca sahada bulunma süresi değil; sağlık kayıtlarının yönetimi, raporlama disiplini ve denetime hazırlık süreçleri de dikkate alınır.
Özellikle büyük işletmelerde “en ucuz fiyat” yaklaşımı, kısa vadede tasarruf gibi görünse de orta ve uzun vadede yüksek ceza ve hukuki riskler doğurabilmektedir. Bu nedenle çalışan sayısı arttıkça fiyatlandırmanın da hizmet kalitesiyle doğru orantılı şekilde yapılandırılması gerekir.
Özetle; işyeri hekimi hizmeti fiyatları, çalışan sayısı arttıkça lineer değil, kapsamsal olarak artan bir yapıya sahiptir. Süre uzadıkça yalnızca maliyet değil, sorumluluk ve denetim yükü de büyür.
İşyeri hekimi hizmeti fiyatlarının arka planındaki en kritik unsur, aylık zorunlu hizmet süreleridir. Bu süreler, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler kapsamında açık şekilde tanımlanmıştır. Fiyatlandırma, bu yasal sürelerin saat bazına çevrilmesiyle oluşur ve keyfi olarak azaltılması mümkün değildir.
Bu noktada, işyeri hekimi hizmeti alırken en sık karşılaşılan sorunlardan biri, “saat gelmeden hizmet verildiği” iddialarıdır. Mevzuat açısından bakıldığında, sahada bulunulmayan bir süre hizmet olarak kabul edilmez ve denetimlerde bu durum kolaylıkla tespit edilebilir.
İşyeri hekimi için mevzuatta belirlenen süreler, çalışan başına dakika esasına göre hesaplanır. Bu süreler işyerinin tehlike sınıfına göre değişiklik gösterir:
Az tehlikeli işyerlerinde daha düşük dakika süreleri
Tehlikeli işyerlerinde orta düzey süreler
Çok tehlikeli işyerlerinde yüksek dakika süreleri
Bu dakika süreleri, işyerindeki toplam çalışan sayısı ile çarpılarak aylık toplam hekim süresi elde edilir. Elde edilen süre, işyeri hekiminin ay içerisinde fiilen işyerinde bulunması gereken asgari zamanı ifade eder.
Örnek olarak; çalışan sayısı arttıkça dakika bazlı hesaplama sonucunda aylık hizmet süresi de artar ve bu süre doğrudan fiyatlandırmanın temelini oluşturur.
Aylık toplam hekim süresi belirlendikten sonra, fiyatlandırma genellikle saat bazlı olarak yapılır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrım vardır:
Saat ücreti, yalnızca hekimin işyerinde geçirdiği zamanı değil
Aynı zamanda raporlama, kayıt tutma ve denetime hazırlık sorumluluğunu da kapsar
Bu nedenle saatlik fiyatlar arasında ciddi farklılıklar görülebilir. Düşük görünen bazı fiyatlar, çoğu zaman yalnızca “kağıt üzerinde” sunulan hizmetleri kapsamakta; fiili saha çalışmasını ve düzenli takibi içermemektedir.
Mevzuata uygun bir işyeri hekimi hizmetinde, aylık sürenin tamamı:
Çalışan sağlığı gözetimi
Saha incelemeleri
Sağlık kayıtlarının tutulması
İşverene sağlıkla ilgili danışmanlık gibi faaliyetlerle fiilen doldurulmalıdır.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer konu, işyeri hekimi hizmetinin uzaktan veya evrak üzerinden yürütülebileceği yönündeki iddialardır. Bu yaklaşım, mevzuat açısından geçerli değildir.
İşyeri hekimi hizmeti:
İşyerinde fiilen bulunmayı
Çalışanlarla yüz yüze muayene ve değerlendirme yapmayı
Saha koşullarını yerinde incelemeyi zorunlu kılar.
Bu şartlar sağlanmadan sunulan hizmetler, denetimlerde geçersiz kabul edilir ve işveren açısından ciddi idari yaptırımlara yol açar. Dolayısıyla fiyat değerlendirmesi yapılırken, yalnızca saat ücreti değil; bu saatlerin nasıl ve nerede kullanıldığı mutlaka sorgulanmalıdır.
İşyeri hekimi hizmetinde yalnızca fiyat odaklı karar verilmesi, uygulamada en sık karşılaşılan ve en maliyetli hatalardan biridir. “Ucuz” olarak sunulan hizmetlerin büyük bir bölümü, mevzuatın öngördüğü fiili çalışma sürelerini ve saha varlığını karşılamamaktadır.
Ucuz hizmetlerin oluşturduğu başlıca riskler şunlardır:
Hekimin işyerine fiilen gelmemesi
Sağlık muayenelerinin eksik veya yüzeysel yapılması
Kayıtların geriye dönük ve hatalı düzenlenmesi
Denetimlerde hizmetin yetersizliğinin tespit edilmesi
Bu tür durumlarda idari para cezaları doğrudan işverene uygulanır. Ayrıca iş kazası veya meslek hastalığı gibi durumlarda, eksik işyeri hekimi hizmeti hukuki sorumluluğu ağırlaştıran bir unsur haline gelir.
Dolayısıyla fiyatın düşük olması, hizmetin avantajlı olduğu anlamına gelmez. Aksine, çoğu zaman ileride çok daha yüksek maliyetlere yol açan bir risk göstergesidir.
İşyeri hekimi hizmetlerinde net ve sabit fiyatlar vermek, hizmetin doğası gereği doğru bir yaklaşım değildir. Ancak 2026 yılı için piyasada oluşan genel tablo, belirli fiyat aralıkları ve hesaplama mantıkları üzerinden değerlendirilebilir.
Fiyatları etkileyen temel değişkenler:
Tehlike sınıfı
Çalışan sayısı
Aylık zorunlu süre
Hizmetin OSGB kapsamı
Sağlık gözetimi ve saha yoğunluğu
Bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde; az tehlikeli işyerlerinde daha düşük, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde ise artan süre ve sorumlulukla paralel şekilde yükselen fiyat aralıkları oluşmaktadır.
Sağlıklı bir fiyat değerlendirmesi yapılabilmesi için, işyerine özel risk profili çıkarılmalı ve hizmet süresi buna göre planlanmalıdır.
Yöntem Akademi, işyeri hekimi hizmetlerinde fiyatlandırmayı yalnızca süre ve saat hesabı üzerinden değil; mevzuata tam uyum, denetim güvenliği ve sürdürülebilir hizmet ilkeleri üzerinden ele almaktadır.
Fiyatlandırma yaklaşımında:
Aylık zorunlu süreler eksiksiz uygulanır
Hizmet fiili saha çalışmasıyla desteklenir
Tüm kayıtlar denetime hazır şekilde tutulur
İşverenler mevzuat değişiklikleri konusunda düzenli bilgilendirilir
Bu yapı sayesinde, işyeri hekimi hizmeti yalnızca yasal bir zorunluluk değil; işyerinin kurumsal risk yönetiminin bir parçası haline gelir.
İşyeri hekimi ücreti aylık mı ödenir?
Evet. İşyeri hekimi hizmeti, aylık zorunlu süreler esas alınarak düzenli şekilde ücretlendirilir.
Az tehlikeli işyerlerinde işyeri hekimi zorunlu mudur?
Evet. Çalışan sayısına bakılmaksızın, az tehlikeli işyerlerinde de işyeri hekimi görevlendirme zorunluluğu bulunmaktadır.
OSGB fiyatları neden farklılık gösterir?
Hizmet kapsamı, süre, yedekleme sistemi ve denetim desteği gibi unsurlar fiyat farklarının temel nedenidir.
Denetimlerde eksik hizmet nasıl tespit edilir?
Çalışma süreleri, saha kayıtları ve sağlık dosyaları üzerinden kolaylıkla tespit edilebilir.
Sözleşme yapılmadan alınan hizmet geçerli midir?
Hayır. Sözleşmesiz veya bildirimsiz hizmetler mevzuat açısından geçersiz kabul edilir.