İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında işverenlerin en çok tereddüt yaşadığı konulardan biri, işyeri hekimi bulundurma zorunluluğudur. Özellikle çalışan sayısı düşük olan veya az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, bu yükümlülüğün geçerli olup olmadığı sıklıkla yanlış yorumlanmaktadır.
Oysa işyeri hekimi zorunluluğu;
Bu rehberde; az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleri için işyeri hekimi zorunluluğu, mevzuata dayalı, güncel ve net bir çerçevede ele alınmaktadır. İçerik boyunca yalnızca “zorunlu mu?” sorusuna değil, neden zorunlu olduğu, hangi şartlarda uygulanması gerektiği ve yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda doğabilecek risklere de açıklık getirilmektedir.
İşyeri hekimi, işyerlerinde çalışanların sağlık gözetimini yürütmek, meslek hastalıklarını ve işle ilgili sağlık risklerini önlemek amacıyla görevlendirilen, yetkilendirilmiş bir sağlık profesyonelidir. Görevi yalnızca muayene yapmak değil; çalışan sağlığını koruyucu ve geliştirici sistematik bir yapı oluşturmaktır.
İşyeri hekiminin temel görevleri şunlardır:
İşyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ile koordineli çalışır; ancak görev alanları farklıdır. İş güvenliği uzmanı daha çok teknik ve çevresel risklere, işyeri hekimi ise çalışan sağlığına odaklanır. Mevzuat, bu iki görevin birbirinin yerine geçmesini kabul etmez.
İşyeri hekimi görevlendirme zorunluluğu tek bir kritere bağlı değildir. Mevzuat, yükümlülüğü belirlerken iki ana unsuru esas alır:
Bu iki unsur birlikte değerlendirilerek işverenin işyeri hekimi hizmeti alıp almayacağı ve bu hizmetin süresi belirlenir.
İşyerleri, yürütülen faaliyetin niteliğine göre üç farklı tehlike sınıfına ayrılır:
Bu sınıflandırma, işyerinin NACE koduna göre belirlenir ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan tehlike sınıfları listesine dayanır. İşverenin faaliyet alanı değişmediği sürece tehlike sınıfı da değişmez.
İşyeri hekimi zorunluluğu değerlendirilirken çalışan sayısı kritik bir kriterdir. Mevzuata göre tek bir çalışanı bulunan işyerleri dahi, ilgili şartlar sağlandığında işyeri hekimi hizmeti kapsamına girebilir.
Bu nedenle; “çalışan sayısı az”, “aile şirketi” veya “küçük ofis” gibi gerekçeler, işyeri hekimi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Önemli olan, işyerinin tehlike sınıfı ve yasal yükümlülüklerin başlangıç tarihidir.
Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri, işverenler tarafından çoğu zaman “işyeri hekimi zorunluluğu olmayan” işletmeler olarak değerlendirilmektedir. Ancak bu yaklaşım, mevzuatın eksik veya hatalı yorumlanmasından kaynaklanır.
Az tehlikeli işyerlerinde işyeri hekimi görevlendirme zorunluluğu vardır. Bu zorunluluk, çalışan sayısına bakılmaksızın geçerlidir.
Az tehlikeli işyerlerine örnek olarak;
Bu tür işyerlerinde fiziksel riskler daha düşük olsa da, çalışan sağlığına yönelik yükümlülükler devam etmektedir. Özellikle uzun süreli ekran kullanımı, ergonomi sorunları, psikososyal riskler ve kronik sağlık takibi gibi konular, işyeri hekiminin sorumluluk alanına girer.
Az tehlikeli işyerlerinde en sık yapılan hatalar şunlardır:
Bu hatalar, denetimlerde idari yaptırımlarla karşılaşılmasına neden olabilir.
Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde işyeri hekimi görevlendirme zorunluluğu kesin ve tartışmasızdır. Bu sınıfa giren işyerlerinde hem çalışan sağlığı riskleri hem de iş kazası ihtimali daha yüksektir.
Tehlikeli işyerlerine örnek olarak;
Bu işyerlerinde işyeri hekiminin rolü yalnızca periyodik muayenelerle sınırlı değildir. Sağlık gözetimi, risk değerlendirme süreçleriyle birlikte yürütülür ve iş kazalarının önlenmesinde aktif rol oynar.
Tehlikeli sınıfta işyeri hekimi hizmeti alınırken dikkat edilmesi gereken en önemli konu, yasal sürelerin eksiksiz karşılanmasıdır. Sadece “isim üzerinde” bir görevlendirme yapılması, denetimlerde yeterli kabul edilmez. Hizmet süresi, çalışan sayısı ve fiili faaliyetler ile uyumlu olmalıdır.
Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde işyeri hekimi görevlendirme zorunluluğu en üst düzeyde uygulanır. Bu işyerlerinde çalışanlar, ciddi sağlık ve güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalabilir.
Çok tehlikeli işyerlerine örnek olarak;
Bu sınıfta işyeri hekiminin görevi, yalnızca sağlık gözetimi yapmak değil; meslek hastalıklarını önleyici, sürekli ve sistematik bir izleme mekanizması kurmaktır. Denetimler daha sık yapılır ve uygunsuzluklara tolerans gösterilmez.
Çok tehlikeli işyerlerinde işyeri hekimi bulunmaması durumunda, idari para cezaları daha yüksek olmakla birlikte, faaliyetlerin durdurulması gibi ağır yaptırımlar da söz konusu olabilir.
İşyeri hekimi görevlendirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, işverenler idari para cezalarıyla karşı karşıya kalır. Bu cezalar, her yıl güncellenen mevzuat hükümlerine göre uygulanır.
Önemli bir husus, cezaların işyeri bazında değil, çalışan başına uygulanabilmesidir. Bu durum, özellikle çalışan sayısı arttıkça ciddi mali riskler doğurur.
Denetimlerde tespit edilen başlıca ihlaller şunlardır:
Bu ihlaller, yalnızca para cezası ile sınırlı kalmayabilir; iş kazası veya meslek hastalığı durumunda işverenin hukuki sorumluluğu da ağırlaşır.
Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB), işverenlere iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini mevzuata uygun şekilde sunmakla yetkilendirilmiş kuruluşlardır. Türkiye’de işverenlerin büyük çoğunluğu, işyeri hekimi hizmetini OSGB’ler aracılığıyla temin etmektedir.
OSGB üzerinden hizmet almanın başlıca avantajları şunlardır:
Küçük ve orta ölçekli işletmeler için OSGB modeli, hem operasyonel hem de mali açıdan en sürdürülebilir çözümdür.
Büyük ölçekli işletmeler, yüksek çalışan sayısına sahip işyerleri veya sürekli sağlık gözetimi gerektiren faaliyetlerde bulunan işletmeler, işyeri hekimini doğrudan bünyesinde istihdam etmeyi tercih edebilir.
Bu yöntemde; işyeri hekiminin tam zamanlı veya kısmi süreli istihdamı, çalışma süresi ve görev tanımı, SGK ve özlük süreçleri işverenin sorumluluğundadır.
Bu model, genellikle çok tehlikeli sınıfta yer alan ve sürekli denetime tabi olan işletmeler için tercih edilmektedir.
İşyeri hekimi görevlendirme sürecinde yalnızca “zorunluluğun yerine getirilmesi” değil, hizmetin doğru ve etkin şekilde yürütülmesi de büyük önem taşır. Yanlış veya eksik uygulamalar, denetimlerde uygunsuzluk olarak değerlendirilir.
Dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:
Sadece kağıt üzerinde yapılan görevlendirmeler, iş kazası veya denetim durumlarında işvereni korumaz. İşyeri hekimi hizmeti, sahada karşılığı olan bir süreç olarak ele alınmalıdır.
İşyeri hekimi zorunluluğu, işyerinin büyüklüğünden veya risk algısından bağımsız olarak, yasal bir yükümlülüktür. Az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinin tamamında bu yükümlülük, belirli şartlar çerçevesinde uygulanmaktadır.
İşverenler için doğru yol haritası şu adımlardan oluşur:
Bu yaklaşım, yalnızca cezai riskleri ortadan kaldırmakla kalmaz; çalışan sağlığını koruyarak iş sürekliliğini ve kurumsal güveni de güçlendirir.
Az tehlikeli işyerinde 1 çalışan varsa işyeri hekimi gerekir mi?
Evet. Az tehlikeli işyerlerinde çalışan sayısı fark etmeksizin işyeri hekimi görevlendirme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Home ofis çalışanlar için işyeri hekimi zorunlu mudur?
Faaliyet işyeri statüsünde değerlendiriliyorsa ve çalışan istihdam ediliyorsa, işyeri hekimi yükümlülüğü doğabilir. Değerlendirme, faaliyet türü ve NACE koduna göre yapılır.
Yeni açılan işyerlerinde işyeri hekimi ne zaman görevlendirilmelidir?
Çalışan istihdam edildiği andan itibaren iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri başlar. İşyeri hekimi görevlendirmesi de bu kapsamda geciktirilmeden yapılmalıdır.
Geçici veya part-time çalışanlar hesaba katılır mı?
Evet. SGK bildirimi yapılan tüm çalışanlar, çalışma süresi ve statüsünden bağımsız olarak çalışan sayısına dahil edilir.
İşyeri hekimi olmadan faaliyete devam edilebilir mi?
Zorunluluk bulunan işyerlerinde işyeri hekimi görevlendirilmeden faaliyete devam edilmesi mevzuata aykırıdır ve idari yaptırımlara neden olur.