OSGB Sağlık Raporu Nedir?

OSGB Sağlık Raporu Nedir?

09.02.2026
41

OSGB sağlık raporu, çalışanların yaptıkları işe sağlık açısından uygun olup olmadığını belirlemek amacıyla, yetkili Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi bünyesindeki işyeri hekimi tarafından düzenlenen resmi belgedir. İşe girişte, iş değişikliğinde ve periyodik kontrollerde zorunlu olabilir. Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde aile hekimi raporu yerine OSGB sağlık raporu alınması yasal bir gerekliliktir.

OSGB sağlık raporu, çalışanların yapacakları işe sağlık açısından uygun olup olmadığını belirlemek amacıyla, yetkili Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) bünyesinde görev yapan işyeri hekimi tarafından düzenlenen resmi belgedir.

Bu rapor, yalnızca bir muayene belgesi değildir. Aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında işverenin yerine getirmekle yükümlü olduğu sağlık gözetimi sorumluluğunun yazılı kanıtıdır.

Uygulamada sıklıkla “işe giriş sağlık raporu” ile karıştırılsa da, OSGB sağlık raporu daha geniş bir kapsamı ifade eder. İşe girişte alınabileceği gibi; iş değişikliği, uzun süreli rapor sonrası işe dönüş, periyodik kontroller ve riskli işlerde düzenli aralıklarla da alınması zorunlu olabilir.

Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli iş sınıflarında, aile hekimi tarafından verilen raporlar çoğu zaman yeterli kabul edilmez. Bu noktada OSGB tarafından düzenlenen sağlık raporu, hem çalışan hem de işveren açısından yasal güvence sağlar.

Bir diğer önemli nokta ise OSGB sağlık raporlarının, işyerinin tehlike sınıfına göre belirlenen tetkikleri içermesi ve bu sürecin İSG-KATİP sistemiyle uyumlu şekilde yürütülmesidir. Aksi halde düzenlenen raporlar denetimlerde geçersiz sayılabilir.

OSGB Sağlık Raporu Hangi Mevzuata Dayanır?

OSGB sağlık raporu, kişisel bir tercih ya da kurum inisiyatifiyle alınan bir belge değildir. Bu raporun alınması, doğrudan yasal zorunluluklara dayanır ve işverenin iş sağlığı ve güvenliği kapsamındaki asli yükümlülüklerinden biridir.

Bu sürecin temel dayanağı 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’dur. Kanunun ilgili maddeleri, işverenin çalışanlarını işe başlamadan önce ve çalışma süresi boyunca sağlık gözetimine tabi tutmasını zorunlu kılar. Bu yükümlülük, yalnızca işe giriş anıyla sınırlı değildir; işin niteliği, çalışma ortamındaki riskler ve çalışan sağlığındaki değişiklikler dikkate alınarak süreklilik arz eder.

Bu çerçeveyi detaylandıran en önemli düzenleme ise Çalışanların Sağlık Gözetimine İlişkin Yönetmeliktir. Yönetmelik, sağlık raporlarının hangi durumlarda alınacağını, hangi tetkiklerin yapılacağını ve raporun kim tarafından düzenlenebileceğini açık şekilde tanımlar. Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde, sağlık gözetiminin OSGB bünyesindeki işyeri hekimi tarafından yürütülmesi gerektiği net olarak belirtilmiştir.

Bunun yanında İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik, OSGB’lerin ve işyeri hekimlerinin yetki alanını belirler. Bu düzenleme sayesinde, OSGB tarafından düzenlenen sağlık raporlarının hukuki geçerliliği güvence altına alınır.

Burada kritik bir nokta vardır:

OSGB sağlık raporu yalnızca bir evrak değil, mevzuata uygun yürütülmüş bir sağlık gözetimi sürecinin çıktısıdır. Yetkisiz kişilerce ya da OSGB kapsamı dışında düzenlenen raporlar, denetimlerde geçerli kabul edilmez ve işveren açısından idari yaptırımlara yol açabilir.

Bu nedenle mevzuat, sağlık raporunun içeriğinden çok nasıl ve kim tarafından alındığını esas alır. OSGB’lerin rolü tam olarak bu noktada devreye girer.

OSGB Sağlık Raporu Hangi Durumlarda Alınır?

OSGB sağlık raporu yalnızca işe girişte alınan tek seferlik bir belge değildir. Aksine, çalışanların maruz kaldığı riskler ve işin niteliği değiştikçe, sağlık gözetimi de yenilenmek zorundadır.

En sık karşılaşılan durum elbette işe giriş sürecidir. Çalışan, fiilen işe başlamadan önce, yapacağı işin sağlık açısından uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Bu aşamada alınmayan veya eksik alınan raporlar, iş kazası halinde doğrudan işveren aleyhine değerlendirilir.

Bunun dışında iş değişikliği de yeni bir sağlık raporu alınmasını gerektirir. Aynı çalışan, aynı işyerinde kalsa bile farklı bir görevde çalışmaya başlayacaksa; yeni görevin riskleri dikkate alınarak sağlık gözetimi tekrar yapılmalıdır. Bu durum, özellikle üretim ve sanayi işletmelerinde sıkça göz ardı edilir.

İş kazası, meslek hastalığı ya da uzun süreli sağlık raporu sonrası işe dönüş de OSGB sağlık raporunun zorunlu olduğu durumlardandır. Çalışanın sağlık durumunun, eski görevine devam etmeye uygun olup olmadığı bu raporla belirlenir.

Bir diğer önemli başlık ise periyodik sağlık kontrolleridir. Tehlike sınıfına göre belirlenen sürelerde, çalışanların sağlık durumları düzenli olarak kontrol edilmelidir. Bu kontrollerin amacı yalnızca mevcut hastalıkları tespit etmek değil; işten kaynaklanabilecek sağlık risklerini erken aşamada fark etmektir.

Son olarak, özel risk grupları (genç çalışanlar, stajyerler, gebe çalışanlar gibi) için sağlık raporu süreci daha hassas yürütülür. Bu gruplarda yapılacak küçük bir ihmal, hem çalışan sağlığı hem de işverenin hukuki sorumluluğu açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.

OSGB Sağlık Raporu Kimler İçin Zorunludur?

OSGB sağlık raporu, yalnızca belirli meslek gruplarını ilgilendiren istisnai bir belge değildir. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, çalışanın yaptığı işin tehlike sınıfına göre sağlık raporunu zorunlu kılar ve bu zorunluluk geniş bir çalışan kitlesini kapsar.

Öncelikle şunun altını çizmek gerekir:

Bir işyerinin az tehlikeli, tehlikeli ya da çok tehlikeli sınıfta yer alması, sağlık raporunun gerekip gerekmediğini değil; nasıl ve kim tarafından alınacağını belirler.

Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde bazı durumlarda aile hekimi tarafından düzenlenen raporlar kabul edilebilse de, bu durum her zaman geçerli değildir. Özellikle çalışan sayısının artması, işin içeriğinin değişmesi ya da risk değerlendirmesinde sağlık gözetimi ihtiyacının ortaya çıkması halinde OSGB sağlık raporu zorunlu hale gelir.

Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise tablo nettir. Bu işlerde çalışan herkes için sağlık raporu, OSGB bünyesinde görev yapan işyeri hekimi tarafından düzenlenmelidir. Aile hekimi raporları bu sınıflarda çoğu zaman geçerli kabul edilmez ve denetimlerde ciddi sorunlara yol açar.

Bununla birlikte yalnızca kadrolu çalışanlar değil;

  • Çıraklar,

  • Stajyerler,

  • Geçici süreli çalışanlar,

  • Taşeron ve alt işveren personelleri de OSGB sağlık raporu kapsamındadır.

Uygulamada sık yapılan hatalardan biri, bu grupların sağlık gözetiminin ihmal edilmesidir. Oysa mevzuat, işyerinde fiilen çalışan herkesin sağlık açısından değerlendirilmesini zorunlu kılar.

Özellikle alt işveren ilişkilerinde, ana işverenin “rapor alt firmaya ait” düşüncesiyle süreci takip etmemesi, denetimlerde doğrudan sorumluluk doğurur. Sağlık raporunun varlığı kadar, geçerli ve mevzuata uygun olması da denetim kriteridir.

Bu nedenle OSGB sağlık raporu, yalnızca bir formalite değil; işyerindeki tüm çalışanlar için ortak bir güvenlik ve hukuki koruma mekanizmasıdır.

OSGB Sağlık Raporu Kapsamında Yapılan Tetkikler

OSGB sağlık raporu denildiğinde çoğu kişinin aklına yalnızca kısa bir doktor muayenesi gelir. Ancak gerçekte bu rapor, çalışanın maruz kalacağı risklere göre belirlenen çok katmanlı bir sağlık değerlendirmesini içerir.

Bu değerlendirmelerin temelini fizik muayene oluşturur. İşyeri hekimi, çalışanın genel sağlık durumunu, mevcut hastalıklarını ve yaptığı işin bu durumla uyumunu değerlendirir. Ancak bu muayene, tek başına yeterli değildir.

Çalışılan işin niteliğine bağlı olarak çeşitli tetkikler devreye girer. Örneğin tozlu ortamlarda çalışanlar için akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testi (SFT) büyük önem taşır. Gürültülü ortamlarda çalışanlarda ise odyometri (işitme testi) düzenli aralıklarla yapılmalıdır.

Bazı işlerde kan ve idrar tetkikleri, çalışanın maruz kaldığı kimyasalların vücut üzerindeki etkilerini izlemek için zorunlu hale gelir. Özellikle kimya, boya, metal ve sanayi sektörlerinde bu testler kritik rol oynar.

Gerekli görülen durumlarda EKG, göz muayenesi ve diğer ileri tetkikler de sağlık raporuna dahil edilebilir. Buradaki belirleyici unsur, işyerinin risk değerlendirmesi ve çalışanın fiilen yaptığı iştir.

Önemli bir nokta şudur:

Her çalışana aynı tetkikler uygulanmaz. OSGB sağlık raporunun değeri de tam olarak burada ortaya çıkar. İşyeri hekimi, işin risklerine özel bir sağlık gözetimi planı oluşturur ve raporu bu plana göre düzenler.

Bu yaklaşım, hem gereksiz tetkiklerin önüne geçer hem de eksik değerlendirme nedeniyle oluşabilecek hukuki ve sağlık risklerini ortadan kaldırır.

OSGB Sağlık Raporu ile Aile Hekimi Raporu Arasındaki Fark

Uygulamada en sık yapılan hataların başında, OSGB sağlık raporu ile aile hekimi tarafından verilen sağlık raporlarının aynı hukuki geçerliliğe sahip olduğu düşüncesi gelir. Bu iki rapor, görünüşte benzer olsa da mevzuat ve kapsam açısından önemli farklar içerir.

Aile hekimi tarafından düzenlenen sağlık raporları, genel sağlık durumunu tespit etmeye yöneliktir. Bu raporlar çoğunlukla az tehlikeli işlerde ve risk seviyesi düşük görevlerde kabul edilebilir. Ancak bu kabul durumu, otomatik ve sınırsız değildir. İşin içeriği değiştiğinde ya da risk değerlendirmesinde sağlık gözetimi ihtiyacı ortaya çıktığında, aile hekimi raporu yetersiz hale gelir.

OSGB sağlık raporu ise işe özel sağlık değerlendirmesi esasına dayanır. İşyeri hekimi, çalışanın yapacağı işi, maruz kalacağı riskleri ve çalışma ortamını dikkate alarak değerlendirme yapar. Bu yönüyle OSGB raporu, yalnızca “sağlıklıdır” ifadesi taşıyan bir belge değil; hangi işte çalışabileceğini gösteren bir uygunluk raporudur.

Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde, aile hekimi tarafından verilen raporlar çoğu zaman geçerli kabul edilmez. Bu işlerde sağlık gözetiminin OSGB kapsamında yürütülmesi, mevzuatın açık bir gereğidir. Denetimlerde aile hekimi raporu sunulması, işveren açısından idari para cezası ve raporun geçersiz sayılmasıyla sonuçlanabilir.

Bir diğer önemli fark, tetkik kapsamıdır. Aile hekimi raporlarında genellikle detaylı işyeri risklerine özgü tetkikler yer almaz. OSGB sağlık raporlarında ise yapılan işin risklerine göre belirlenen testler zorunlu olarak uygulanır ve kayıt altına alınır.

Kısacası, aile hekimi raporu genel bir sağlık değerlendirmesi sunarken; OSGB sağlık raporu, iş sağlığı ve güvenliği sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu farkın göz ardı edilmesi, çoğu zaman “rapor var ama geçerli değil” sorununu doğurur.

OSGB Sağlık Raporu Ne Kadar Süre Geçerlidir?

OSGB sağlık raporları için tek bir geçerlilik süresinden söz etmek mümkün değildir. Bu sürenin belirlenmesinde işyerinin tehlike sınıfı, çalışanın yaptığı iş ve risk düzeyi esas alınır.

Az tehlikeli sınıfta yer alan işlerde sağlık raporları genellikle daha uzun süre geçerli olabilir. Ancak bu durum, çalışanın aynı görevde ve aynı risk koşullarında çalışmaya devam etmesi şartına bağlıdır. İşin niteliği değiştiğinde, rapor süresi dolmamış olsa bile yeni bir sağlık değerlendirmesi gerekebilir.

Tehlikeli işlerde sağlık raporlarının geçerlilik süresi daha kısadır. Bu işlerde çalışanların sağlık durumları, belirli aralıklarla tekrar değerlendirilir. Amaç, işten kaynaklanabilecek sağlık sorunlarını erken aşamada tespit etmektir.

Çok tehlikeli işlerde ise sağlık gözetimi çok daha sık yapılır. Bu sınıfta yer alan işlerde, raporların geçerlilik süresi kısa tutulur ve periyodik kontroller büyük önem taşır. Özellikle ağır sanayi, maden, inşaat gibi sektörlerde bu kontroller hayati rol oynar.

Burada kritik bir nokta vardır:
Sağlık raporunun süresi dolmamış olsa bile;

  • İş değişikliği,

  • İş kazası sonrası işe dönüş,

  • Uzun süreli sağlık raporu sonrası işe başlama gibi durumlarda mevcut rapor geçerliliğini kaybeder ve yeni bir OSGB sağlık raporu alınması gerekir.

Bu detay, uygulamada en sık atlanan konulardan biridir ve denetimlerde ciddi yaptırımlara neden olabilir.

OSGB Sağlık Raporu Nasıl Alınır?

OSGB sağlık raporu alma süreci, doğru şekilde yürütüldüğünde oldukça sistematik ve hızlıdır. Ancak sürecin bilinmemesi, eksik belge ya da yanlış yönlendirme nedeniyle gereksiz zaman kayıpları yaşanabilir.

İlk adım, yetkili bir OSGB ile iletişime geçilmesidir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, hizmet alınacak OSGB’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş olmasıdır. Yetkisiz kurumlar tarafından düzenlenen raporlar hukuken geçerli sayılmaz.

Başvuru aşamasında genellikle çalışanın kimlik bilgileri ve yapacağı işe ilişkin temel bilgiler alınır. Bu bilgiler, işyeri hekiminin sağlık değerlendirmesini işe özgü yapabilmesi açısından önemlidir. Ardından muayene ve gerekli tetkikler planlanır.

Muayene süreci, OSGB bünyesinde görev yapan işyeri hekimi tarafından gerçekleştirilir. Çalışanın sağlık geçmişi, mevcut durumu ve işin riskleri birlikte değerlendirilir. Gerekli görülen tetkikler tamamlandıktan sonra, sonuçlar işyeri hekimi tarafından yorumlanır ve sağlık raporu düzenlenir.

Uygun şartlar sağlandığında, OSGB sağlık raporu çoğu zaman aynı gün içerisinde tamamlanabilir. Ancak bazı tetkiklerin sonuçlanma süresi uzunsa, raporun düzenlenmesi birkaç günü bulabilir. Bu durum, raporun geçerliliğini değil; yalnızca düzenlenme süresini etkiler.

Önemli bir nokta da raporun kayıt altına alınmasıdır. Mevzuata uygun şekilde düzenlenen OSGB sağlık raporları, iş sağlığı ve güvenliği kayıtlarıyla uyumlu olmalı ve denetimlerde ibraz edilebilir nitelikte olmalıdır.

OSGB Sağlık Raporu Ücreti 2026

OSGB sağlık raporu ücretleri sabit bir rakamdan oluşmaz. Fiyatlandırma, birden fazla faktöre bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bu nedenle piyasada çok farklı ücretlerle karşılaşmak mümkündür.

Ücretleri etkileyen en temel unsur, işyerinin tehlike sınıfıdır. Az tehlikeli işlerde yapılacak tetkik sayısı daha sınırlı olduğu için maliyetler genellikle daha düşüktür. Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde ise tetkik sayısı ve kapsam arttıkça ücretler de yükselir.

Bir diğer önemli faktör, yapılan tetkiklerin türü ve sayısıdır. Akciğer grafisi, odyometri, SFT, kan tahlilleri gibi işlemler, raporun maliyetini doğrudan etkiler. Bu nedenle “tek fiyat” yaklaşımı çoğu zaman gerçeği yansıtmaz.

OSGB ile yapılan paket anlaşmalar da fiyat üzerinde belirleyicidir. İşyeri hekimliği, iş güvenliği uzmanlığı ve sağlık raporu hizmetlerinin birlikte sunulduğu anlaşmalarda, rapor başına düşen maliyet daha avantajlı olabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus vardır:

Piyasada “çok ucuz” olarak sunulan sağlık raporları, çoğu zaman eksik tetkik, yetkisiz imza veya kayıt dışı işlem anlamına gelir. Bu tür raporlar denetimlerde geçersiz sayılabilir ve işveren açısından ciddi yaptırımlara yol açabilir.

Bu nedenle OSGB sağlık raporu ücretleri değerlendirilirken yalnızca fiyat değil; hukuki geçerlilik ve mevzuata uygunluk da mutlaka dikkate alınmalıdır.

OSGB Sağlık Raporu Almazsanız Ne Olur?

OSGB sağlık raporunun alınmaması, yalnızca idari bir eksiklik olarak değerlendirilmez. Bu durum, hem işveren hem de çalışan açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.

Mevzuata aykırı şekilde sağlık raporu olmadan çalışan istihdam edilmesi, işverene idari para cezası uygulanmasına neden olur. Denetimlerde bu eksiklik tespit edildiğinde, rapor sonradan alınmış olsa bile yaptırım uygulanabilir.

Daha ağır sonuçlar ise iş kazası durumunda ortaya çıkar. Sağlık raporu olmayan ya da geçersiz raporla çalıştırılan bir çalışan iş kazası geçirdiğinde, işverenin kusur oranı doğrudan artar. Bu durum, hem SGK geri ödemeleri hem de adli süreçler açısından ciddi risk oluşturur.

Ayrıca sağlık raporu, çalışanın yaptığı iş için uygunluğunu belgelediğinden; rapor olmadan çalıştırılan personel için işverenin savunma alanı büyük ölçüde daralır. Denetim ve soruşturmalarda “sağlık gözetimi yapılmamış” kabulü, çoğu zaman işveren aleyhine sonuçlanır.

Bu nedenle OSGB sağlık raporu, yalnızca bir formalite değil; işverenin kendisini hukuki ve mali risklere karşı koruma aracıdır.

OSGB Sağlık Raporu Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

OSGB sağlık raporu alırken yapılan hatalar, çoğu zaman rapor alındıktan sonra değil; denetim veya iş kazası yaşandığında ortaya çıkar. Bu nedenle raporun varlığından çok, doğru şekilde alınmış olması kritik önem taşır.

İlk dikkat edilmesi gereken konu, hizmet alınan OSGB’nin yetkili olup olmadığıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmemiş kurumlar veya kişilerce düzenlenen raporlar, hukuken geçerli sayılmaz. Bu tür raporlar denetimlerde “yok hükmünde” kabul edilir.

Bir diğer önemli nokta, raporun işe ve risklere uygun düzenlenmiş olmasıdır. Her çalışan için aynı içerikte hazırlanan, standart ve yüzeysel raporlar, mevzuatın öngördüğü sağlık gözetimi anlayışıyla örtüşmez. İşyeri hekiminin, çalışanın fiilen yaptığı işi dikkate alarak değerlendirme yapması gerekir.

Raporun üzerinde yer alan imza, kaşe ve tarih bilgileri de kritik unsurlardır. Eksik ya da hatalı bilgiler, raporun geçerliliğini tartışmalı hale getirir. Ayrıca raporun iş sağlığı ve güvenliği kayıtlarıyla uyumlu olması ve gerektiğinde denetim birimlerine ibraz edilebilir durumda bulunması gerekir.

Uygulamada sık karşılaşılan bir diğer hata, yalnızca raporu almakla sürecin tamamlandığının düşünülmesidir. Oysa sağlık raporu, sürekli bir sağlık gözetimi sürecinin parçasıdır. Süresi dolan, iş değişikliği sonrası yenilenmeyen veya risk koşulları değişmesine rağmen güncellenmeyen raporlar, geçerliliğini kaybeder.

Bu nedenle OSGB sağlık raporu alırken amaç, yalnızca evrak temin etmek değil; mevzuata uygun ve sürdürülebilir bir sağlık gözetimi sisteminin parçası olmaktır.

Yöntem Akademi OSGB Sağlık Raporu Hizmeti

Yöntem Akademi, OSGB sağlık raporu sürecini yalnızca bir rapor düzenleme hizmeti olarak değil; işverenin yasal sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesini sağlayan bir güvence sistemi olarak ele alır.

Hizmet kapsamında, işyerinin tehlike sınıfı ve çalışma koşulları detaylı şekilde analiz edilir. Bu analiz doğrultusunda, çalışanlar için gerekli sağlık gözetimi planı oluşturulur ve raporlar işe özgü olarak düzenlenir.

Yöntem Akademi bünyesinde görev yapan işyeri hekimleri, mevzuata tam uyumlu şekilde muayene ve tetkik süreçlerini yürütür. Gerekli durumlarda hızlı randevu ve aynı gün rapor imkânı sağlanarak, iş süreçlerinin aksamaması hedeflenir.

Kurumsal firmalar için sunulan paket çözümler sayesinde, sağlık raporu hizmeti diğer OSGB hizmetleriyle entegre şekilde yürütülür. Bu yaklaşım, hem maliyet avantajı sağlar hem de denetimlerde tek merkezden yönetilen bir sistem oluşturur.

Yöntem Akademi’nin yaklaşımı, “rapor verdik, bitti” anlayışının ötesine geçer. Amaç, işverenin karşılaşabileceği hukuki ve idari riskleri önceden ortadan kaldırmak ve çalışan sağlığını sürdürülebilir şekilde korumaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

OSGB sağlık raporu kaç günde çıkar?

Gerekli tetkiklerin durumuna bağlı olarak çoğu zaman aynı gün içerisinde düzenlenebilir. Bazı tetkiklerin sonuçlanma süresi uzadığında birkaç gün sürebilir.

OSGB sağlık raporu farklı işyerlerinde geçerli midir?

Hayır. Sağlık raporu, çalışanın yaptığı işe ve işyerinin risklerine göre düzenlendiği için farklı işyerlerinde otomatik olarak geçerli kabul edilmez.

Aile hekimi raporu OSGB sağlık raporu yerine geçer mi?

Sadece az tehlikeli işlerde ve belirli şartlarda kabul edilebilir. Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde OSGB sağlık raporu zorunludur.

Online sağlık raporu geçerli midir?

İşe ve risklere özgü değerlendirme içermeyen online raporlar, OSGB sağlık raporu yerine geçmez.

Hashtag

Yorumlar


no record
Yorum eklemek için lütfen giriş yapınız.

Benzer Blog Yazıları