İşe giriş sağlık raporu, çalışanın yapacağı işe sağlık yönünden uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla düzenlenir. Esas olarak işyerinde görevlendirilen işyeri hekimi tarafından verilir. İşveren iş sağlığı ve güvenliği hizmetini bir OSGB üzerinden alıyorsa raporu, OSGB bünyesinde ilgili işyerine görevlendirilen işyeri hekimi düzenler.
50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinde ise mevzuatta özel bir imkan bulunmaktadır. Bu işyerlerinde sağlık raporları Çalışan Sağlığı Merkezlerinden (ÇASMER), aile hekimlerinden veya diğer kamu sağlık hizmet sunucularından da alınabilir.
Halk arasında kullanılan “OSGB sağlık raporu” ifadesi ayrı bir rapor türünü tanımlamaz. Kastedilen belge, çalışanın görevine ve işyerindeki risklere göre yapılan sağlık değerlendirmesi sonucunda düzenlenen işe giriş veya periyodik muayene raporudur.
Bu nedenle işe giriş sağlık raporu yalnızca çalışanın “sağlıklı” olduğunu gösteren genel bir doktor raporu değildir. Görev tanımı, çalışma ortamı, tehlike sınıfı ve çalışanın maruz kalacağı risklerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Sağlık raporunun nereden alınacağı işyerinin tehlike sınıfına, çalışan sayısına ve işyeri hekimliği hizmetinin nasıl yürütüldüğüne bağlıdır.
| İşyerinin durumu | Sağlık raporu |
|---|---|
| İşyerinde işyeri hekimi görevlendirilmişse | Görevlendirilen işyeri hekimi düzenler |
| İşveren OSGB'den hizmet alıyorsa | OSGB bünyesinde işyerine görevlendirilen işyeri hekimi düzenler |
| Tehlikeli sınıfta çalışılacaksa | İşyeri hekimi değerlendirmesi gerekir |
| Çok tehlikeli sınıfta çalışılacaksa | İşyeri hekimi değerlendirmesi gerekir |
| 50 ve üzeri çalışanı bulunan az tehlikeli işyeriyse | İşyeri hekimi |
| 50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyeriyse | İşyeri hekimi; ayrıca ÇASMER, aile hekimi veya diğer kamu sağlık hizmet sunucuları |
| Harici sağlık kuruluşunda tetkik yapılmışsa | Tetkik sonucu sağlık değerlendirmesinde kullanılır; işe uygunluk kararı yetkili hekim tarafından verilir |
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında alınması gereken sağlık raporlarında temel yetki işyeri hekimine aittir.
Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışacak kişiler, yapacakları işe sağlık yönünden uygun olduklarını gösteren sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.
İşverenin işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer İSG profesyonellerine ilişkin yükümlülüklerini dışarıdan hizmet alarak yürütmesi gerekiyorsa OSGB hizmeti kapsamında planlama yapılabilir.
Bu konuda özellikle 2025 sonrasında oluşan mevzuat yapısının doğru anlaşılması gerekir.
50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerleri için işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü 1 Ocak 2025 itibarıyla uygulanmaya başlamıştır.
Bununla birlikte sağlık raporlarına ilişkin istisna kaldırılmamıştır.
6331 sayılı Kanunda yapılan güncel düzenleme doğrultusunda bu işyerlerinde sağlık raporları:
İşyerinde görevlendirilen işyeri hekiminden,
Çalışan Sağlığı Merkezlerinden (ÇASMER),
Aile hekimlerinden,
Diğer kamu sağlık hizmet sunucularından alınabilir.
Dolayısıyla “50’den az çalışanı olan az tehlikeli işyerinde aile hekimi artık rapor veremez” ifadesi doğru değildir.
Ancak işyeri hekimi görevlendirme yükümlülüğünün yürürlüğe girmesiyle birlikte sağlık gözetiminin işyerindeki İSG sistemiyle bütünleşik yürütülmesi önem kazanmıştır.
OSGB sağlık raporunu OSGB şirketi değil, yetkili hekim düzenler.
OSGB; işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve gerekli diğer sağlık personelinin işyerine sunulmasını organize eden yetkilendirilmiş hizmet birimidir.
İşyeri hekimi ise çalışanın:
Sağlık öyküsünü,
Fizik muayene bulgularını,
Görev tanımını,
Çalışacağı ortamı,
Maruz kalacağı mesleki riskleri,
Gerekli tetkik sonuçlarını birlikte değerlendirerek işe uygunluğu konusunda karar verir.
Bu nedenle “OSGB raporu verdi” yerine, teknik olarak “OSGB üzerinden görevlendirilen işyeri hekimi sağlık raporunu düzenledi” ifadesi daha doğrudur.
İşletmenin sürekli sağlık gözetimi, işe giriş muayeneleri ve periyodik muayenelerinin planlanması için işyeri hekimliği hizmeti alınabilir.
İşe giriş sağlık raporu, çalışanın istediği herhangi bir OSGB'ye giderek satın aldığı standart bir belge olarak değerlendirilmemelidir.
Sağlık değerlendirmesinin doğru yapılabilmesi için hekimin çalışanın hangi işyerinde, hangi görevde ve hangi risklere maruz kalarak çalışacağını bilmesi gerekir.
Örneğin yalnızca “depo personeli” bilgisi yeterli olmayabilir. Çalışanın;
Forklift kullanıp kullanmadığı,
Yük kaldırma işi yapıp yapmadığı,
Gürültüye maruz kalıp kalmadığı,
Gece vardiyasında çalışıp çalışmadığı,
Kimyasal maddelerle temasının bulunup bulunmadığı,
Yüksekte çalışma yapıp yapmadığı sağlık değerlendirmesini değiştirebilir.
Bu nedenle çalışan öncelikle işverenden işyerinin hangi işyeri hekimi, OSGB veya sağlık hizmet modeliyle çalıştığını öğrenmelidir.
Amaç bir rapor belgesi edinmek değil, çalışanın yapacağı işe sağlık yönünden uygunluğunu belirlemektir.
Evet, ancak her işyeri için değil.
Aile hekimlerinden işe giriş sağlık raporu alınabilmesine ilişkin imkan, 50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerleri için geçerlidir.
Örneğin 10 çalışanın bulunduğu az tehlikeli sınıftaki bir ofis ile çok tehlikeli sınıfta faaliyet gösteren bir inşaat şantiyesinin sağlık gözetimi aynı şekilde yürütülmez.
Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışacak kişilerin yapacakları işe sağlık yönünden uygun olduklarının yetkili işyeri hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle yalnızca çalışanın genel sağlık durumunu bildiren bir rapor ile işe özgü sağlık değerlendirmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Evet. Çalışan Sağlığı Merkezleri (ÇASMER), 6331 sayılı Kanunda tanımlanan sağlık hizmet birimleri arasındadır.
50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinde sağlık raporları ÇASMER'lerden de alınabilir.
ÇASMER'ler ayrıca mevzuatta belirtilen koşullar doğrultusunda işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri sunabilir.
Özellikle küçük işletmeler açısından aile hekimliği ve diğer kamu sağlık hizmet sunucularına ek bir kamu hizmet modeli oluşturur.
50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinde diğer kamu sağlık hizmet sunucuları sağlık raporu düzenleyebilecek kurumlar arasında yer almaktadır.
Ancak tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde durum farklıdır.
Devlet hastanesinde gerçekleştirilen tetkik veya uzman değerlendirmeleri sağlık gözetimi sırasında kullanılabilir; fakat çalışanın belirli bir işe uygunluğu, işyerinin gerçek riskleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Bu nedenle genel amaçlı bir “sağlamdır” veya “çalışabilir” raporuyla işe giriş ve periyodik muayene formunun aynı belge olduğu düşünülmemelidir.
Özel hastane, tıp merkezi veya yetkili sağlık kuruluşlarında çeşitli tıbbi incelemeler yapılabilir.
Ancak tetkik sonucu ile işe uygunluk raporu aynı şey değildir.
Örneğin;
Akciğer grafisi,
Kan tahlili,
Odyometri,
Solunum fonksiyon testi,
Göz değerlendirmesi çalışanın sağlık durumuna ilişkin veri sağlar.
Bunların sonucunda elde edilen bilgiler, çalışanın yapacağı iş ve maruziyetleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla özel bir sağlık kuruluşunda yapılan tetkiklerin bulunması, işyeri hekiminin işe özgü sağlık değerlendirmesine duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmaz.
OSGB sağlık raporu olarak adlandırılan belge, esasen işe giriş veya periyodik sağlık muayenesi sonucunda çalışanın belirli bir işe uygunluğunu gösteren sağlık değerlendirmesidir.
İşyeri hekimi yalnızca hastalık bulunup bulunmadığını değerlendirmez.
Çalışanın:
Yapacağı iş,
Önceki sağlık öyküsü,
Fizik muayene bulguları,
İşyerindeki mesleki riskleri,
Tıbbi tetkik sonuçları,
Çalışma kısıtlamaları,
Gerekli koruyucu önlemler birlikte dikkate alınır.
Sonuçta çalışanın ilgili göreve uygunluğu belirlenir ve gerekli durumlarda çalışma koşullarına ilişkin kısıtlama veya koruyucu tedbir önerileri oluşturulur.
İşe giriş sağlık raporunun temel hukuki dayanağı 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'dur.
Sağlık gözetimi sürecinde ayrıca başta şu düzenlemeler dikkate alınır:
İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik,
İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği,
Çalışanların Sağlık Gözetimine Yönelik Tıbbi Tetkiklerin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik,
Çalışanın yaptığı işe ve maruz kaldığı riske ilişkin özel iş sağlığı ve güvenliği düzenlemeleri.
Mevzuatın temel yaklaşımı açıktır:
Sağlık raporu tek başına alınan bir evrak değil, işe özgü sağlık gözetimi sürecinin sonucudur.
Sağlık gözetimi yalnızca çalışanın ilk kez işe başladığı gün yapılan bir işlem değildir.
6331 sayılı Kanuna göre çalışanların sağlık muayeneleri belirli durumlarda yeniden yapılmalıdır.
Çalışanın göreve başlamadan önce yapacağı işe sağlık yönünden uygunluğu değerlendirilir.
Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde sağlık raporu bulunmadan çalışan işe başlatılamaz.
Aynı işyerinde çalışanın görevi değiştiğinde yeni görevin oluşturduğu riskler dikkate alınır.
Örneğin ofiste çalışan bir kişinin üretim hattına geçirilmesi veya depo personelinin forklift operatörü olarak görevlendirilmesi, yeni bir sağlık değerlendirmesi gerektirebilir.
İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmaların ardından çalışanın talep etmesi halinde işe dönüş sağlık muayenesi yapılır.
Amaç çalışanın mevcut görevi güvenli biçimde sürdürebilip sürdüremeyeceğini belirlemektir.
Çalışanın sağlık durumu işyerinin tehlike sınıfına ve işin niteliğine göre belirli aralıklarla yeniden değerlendirilir.
İşyeri hekimi, risk değerlendirmesi ve çalışanın sağlık durumuna göre mevzuattaki azami sürelerden daha kısa takip süresi belirleyebilir.
Sağlıklı bir işe giriş süreci, çalışanın rastgele bir sağlık kuruluşundan rapor temin etmesiyle başlamaz.
Doğru süreç aşağıdaki şekilde ilerler.
İşveren çalışanın hangi işi yapacağını ve hangi çalışma koşullarında görev alacağını belirler.
Çalışanın yalnızca meslek unvanı değil, fiilen gerçekleştireceği işler dikkate alınmalıdır.
Göreve ilişkin fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik ve diğer mesleki riskler değerlendirilir.
Bu aşamanın doğru yürütülebilmesi için işletmedeki risk değerlendirmesi sağlık gözetimine önemli veri sağlar.
Çalışanın sağlık öyküsü, görev tanımı ve maruziyetleri dikkate alınarak gerekli muayene ve tetkikler belirlenir.
Çalışanın sağlık öyküsü alınır ve fizik muayenesi gerçekleştirilir.
Görev risklerine göre gerekli görülmesi halinde ek tıbbi tetkikler yapılır.
Tetkiklerin normal olması tek başına işe uygunluk kararı verilmesi için yeterli değildir.
Sonuçlar çalışanın görevi ve işyerindeki gerçek çalışma koşullarıyla birlikte değerlendirilir.
Sağlık değerlendirmesi tamamlandıktan sonra çalışanın yapacağı işe uygunluğu raporlanır ve sağlık gözetimi kayıtları oluşturulur.
İşletmenin sağlık gözetimini sürekli şekilde yürütmesi gerekiyorsa süreç işyeri hekimliği hizmeti kapsamında planlanabilir.
İşe özgü sağlık değerlendirmesinin doğru yapılabilmesi için çalışanın kendisi kadar yapacağı iş hakkında da bilgi gerekir.
Sağlık gözetimi planlanırken başlıca şu bilgiler değerlendirilir:
Çalışanın kimlik bilgileri,
İşveren ve işyeri bilgileri,
İşyerinin NACE kodu,
Tehlike sınıfı,
Çalışanın görev tanımı,
Kullanacağı makine ve ekipmanlar,
Çalışacağı bölüm,
Mesleki maruziyetler,
Vardiya ve gece çalışma durumu,
Önceki sağlık kayıtları,
Düzenli kullanılan ilaçlar,
Bilinen sağlık sorunları,
Geçirilmiş önemli ameliyatlar,
Önceki iş kazaları veya meslek hastalığına ilişkin bilgiler.
Özellikle görev tanımının doğru verilmesi gereksiz tetkiklerin önüne geçerken işe özgü risklerin gözden kaçmasını da engeller.
Bütün çalışanlara uygulanması gereken standart bir işe giriş test paketi bulunmaz.
Tetkikleri işyeri hekimi;
Görev tanımı,
Risk değerlendirmesi,
Tehlike sınıfı,
Çalışanın sağlık geçmişi,
Mesleki maruziyetleri doğrultusunda belirler.
Sağlık gözetiminde karşılaşılabilecek tetkiklerden bazıları şunlardır:
| Tetkik | Değerlendirilebilecek başlıca durum |
|---|---|
| Akciğer grafisi | Toz, duman ve belirli solunum sistemi maruziyetleri |
| Solunum fonksiyon testi | Solunum sistemi açısından risk bulunan görevler |
| Odyometri | Gürültü maruziyeti |
| Kan tetkikleri | Görev ve maruziyete özgü sağlık değerlendirmeleri |
| İdrar tetkikleri | Gerektiğinde biyolojik veya kimyasal maruziyet değerlendirmesi |
| Göz değerlendirmesi | Görsel yeterlilik gerektiren görevler |
| EKG | Sağlık öyküsü ve görev özelliklerine göre |
| Diğer tetkikler | İşin ve çalışanın özelliklerine göre |
Hangi tetkikin hangi çalışan için gerekli olduğunu daha ayrıntılı incelemek için işe giriş sağlık raporu tetkikleri rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Buradaki temel kural şudur: Tetkik paketi görevi belirlememeli; görev ve riskler gerekli tetkikleri belirlemelidir.
Mobil sağlık aracı tek başına işe uygunluk raporu düzenleyen bir yapı değildir.
Mobil sağlık hizmetlerinde işyerinde gerekli tıbbi tetkiklerin gerçekleştirilmesi sağlanabilir. Özellikle çok sayıda çalışanın bulunduğu işletmelerde çalışanların hastane veya laboratuvara tek tek gönderilmesi yerine belirli tetkikler işyerinde planlanabilir.
Ancak tetkik yapmak ile işe uygunluk kararı vermek birbirinden farklıdır.
Süreç genel olarak:
İşyeri hekimi gerekli tetkikleri belirler.
Yetkili sağlık hizmeti kapsamında tetkikler gerçekleştirilir.
Sonuçlar işyeri hekimine ulaştırılır.
İşyeri hekimi sonuçları çalışanın görevi ve maruziyetleriyle birlikte değerlendirir.
İşe uygunluk kararı oluşturulur.
Çok sayıda çalışan için saha organizasyonu yapılması gerekiyorsa mobil sağlık hizmetleri incelenebilir.
İşe giriş sağlık raporunun bütün çalışanlar için geçerli tek bir “son kullanma tarihi” bulunmaz.
Sıklıkla söylenen 5 yıl, 3 yıl ve 1 yıl süreleri, sağlık raporunun otomatik geçerlilik süresi değil, periyodik sağlık muayenesinin azami tekrar aralıklarıdır.
| İşyerinin tehlike sınıfı | Periyodik muayenenin azami aralığı |
|---|---|
| Az tehlikeli | En geç 5 yılda bir |
| Tehlikeli | En geç 3 yılda bir |
| Çok tehlikeli | En geç yılda bir |
İşyeri hekimi çalışanın sağlık durumu veya çalışma koşulları nedeniyle bu süreleri kısaltabilir.
Örneğin:
Çalışanın sağlık durumunda değişiklik olması,
Yeni bir mesleki maruziyet ortaya çıkması,
Görev değişikliği yapılması,
İşyerindeki çalışma koşullarının değişmesi,
Önceki sağlık değerlendirmesinde takip gerektiren bir durum bulunması
daha erken sağlık değerlendirmesi yapılmasına neden olabilir.
Bu nedenle yalnızca rapor üzerinde bulunan tarihe bakılarak “bu rapor beş yıl kesin geçerlidir” şeklinde bir değerlendirme yapılmamalıdır.
İşe giriş sağlık değerlendirmesi yalnızca kişiye değil, kişinin yapacağı işe ve maruz kalacağı risklere bağlıdır.
Bu nedenle önceki işyerinde masa başı çalışma için düzenlenen bir sağlık değerlendirmesinin;
Kaynakçılık,
Forklift operatörlüğü,
Yüksekte çalışma,
Kimyasal üretim,
Gürültülü üretim hattı gibi farklı riskler içeren yeni bir görev için doğrudan yeterli kabul edilmesi doğru değildir.
Bununla birlikte çalışanın eski sağlık kayıtları önemlidir.
İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca çalışan başka bir işyerinde çalışmaya başladığında yeni işveren kişisel sağlık dosyasını yazılı olarak talep edebilir. Önceki işveren dosyanın onaylı bir örneğini bir ay içerisinde yeni işverene gönderir.
Bu kayıtlar çalışanın sağlık geçmişini izlemek için kullanılır; yeni işyerindeki işe özgü değerlendirme ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
İşveren, çalışanın kişisel sağlık dosyasını işten ayrıldığı tarihten itibaren en az 15 yıl süreyle saklamakla yükümlüdür.
Bazı özel mesleki maruziyetlerde ilgili mevzuatta daha uzun saklama süreleri öngörülebilir.
Sağlık dosyasının uzun süre saklanmasının temel nedeni, mesleki maruziyetlerin ve bazı meslek hastalıklarının yıllar sonra ortaya çıkabilmesidir.
Sağlık gözetiminin maliyeti işveren tarafından karşılanır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca sağlık gözetiminden kaynaklanan maliyet çalışanlara yansıtılamaz.
Bu kapsamda işin gerektirdiği sağlık gözetimi ve buna bağlı işlemler işverenin yükümlülüğü içerisindedir.
Sağlık raporu sürecinin maliyeti ise işletmenin ve çalışanların durumuna göre değişebilir. Özellikle;
Çalışan sayısı,
Yapılması gereken tetkikler,
İşyerinin tehlike sınıfı,
Çalışanların görev dağılımı,
Mobil sağlık organizasyonu gerekip gerekmediği,
Hizmet kapsamı fiyatlandırmayı etkileyebilir.
Güncel fiyatlandırma yapısını ayrıntılı olarak OSGB sağlık raporu ücreti içeriğimizde inceleyebilirsiniz.
İşe giriş sağlık raporunun tamamlanması için mevzuatta bütün çalışanlara uygulanabilecek sabit bir “aynı gün çıkar” süresi bulunmaz.
Süre;
İşyeri hekimi muayenesine,
İstenen tetkiklere,
Tetkiklerin sonuçlanma süresine,
Ek uzman değerlendirmesi gerekip gerekmediğine bağlıdır.
Gerekli muayene ve tetkiklerin aynı gün tamamlandığı, ek değerlendirme gerektirmeyen durumlarda sağlık süreci aynı gün sonuçlandırılabilir.
Ancak tetkik sonucu bekleniyorsa veya hekim ek değerlendirmeye ihtiyaç duyuyorsa rapor bütün veriler tamamlandıktan sonra düzenlenmelidir.
Hızlı rapor almak amacıyla görev riskleri değerlendirilmeden veya gerekli sağlık verileri elde edilmeden işlem yapılması sağlık gözetiminin amacına aykırıdır.
Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde sağlık raporu olmadan çalışan işe başlatılamaz.
İşveren ayrıca tüm çalışanlarının sağlık gözetimini yürütmek ve görev verirken çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden yapacağı işe uygunluğunu dikkate almakla yükümlüdür.
Sağlık gözetiminin gerektiği şekilde yürütülmemesi;
Mevzuata aykırılık,
Denetimlerde uygunsuzluk,
İdari yaptırım,
Meslek hastalıklarının geç fark edilmesi,
İş kazası sonrasında sorumluluk değerlendirmesi,
Çalışanın işe uygunluğunun belgelendirilememesi gibi sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle sağlık raporu yalnızca personel dosyasına konulacak bir belge olarak görülmemelidir.
Bir işe giriş sağlık değerlendirmesinde yalnızca kaşe ve imzanın bulunması yeterli değildir.
Sürecin özellikle şu unsurları içermesi gerekir:
Raporu düzenleyen kişinin mevzuat açısından yetkili olması,
Çalışanın yapacağı işin bilinmesi,
İşyerinin risklerinin değerlendirilmesi,
Gerekli sağlık muayenesinin gerçekleştirilmesi,
İşe özgü tetkiklerin incelenmesi,
İşe uygunluk kararının açık olması,
Muayene tarihinin bulunması,
Gerekli hekim bilgilerinin yer alması,
Sağlık kayıtlarının mevzuata uygun tutulması,
Periyodik takip süresinin belirlenmesi.
Yalnızca “çalışabilir” ifadesinin bulunduğu genel bir belge, işe özgü sağlık gözetiminin eksiksiz gerçekleştirildiğini tek başına göstermez.
Evet.
6331 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen sağlık raporlarına yapılan itirazlar, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hakem hastanelerde değerlendirilir.
Hakem hastanenin verdiği karar kesindir.
İtiraz özellikle çalışanın işe uygun bulunmaması, belirli çalışma kısıtlamalarının getirilmesi veya tarafların sağlık değerlendirmesi konusunda uyuşmazlık yaşaması halinde gündeme gelebilir.
Sağlık gözetimi sırasında elde edilen bilgiler özel nitelikli kişisel verilerdir ve gizlilik içerisinde korunmalıdır.
İşveren açısından gerekli olan temel bilgi çalışanın:
Göreve uygun olup olmadığı,
Belirli çalışma kısıtlamasının bulunup bulunmadığı,
İşyerinde uygulanması gereken koruyucu tedbirlerin neler olduğu gibi iş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli sonuçlardır.
Çalışanın ayrıntılı teşhis, tedavi ve tıbbi geçmişinin yetkisiz kişilerle paylaşılması doğru değildir.
6331 sayılı Kanun da sağlık gözetimi nedeniyle elde edilen bilgilerin çalışanın özel hayatı ve itibarı korunarak gizli tutulmasını gerektirir.
“Ağır ve tehlikeli işler sağlık raporu” ifadesi internet aramalarında kullanılmaya devam etmesine rağmen güncel iş sağlığı ve güvenliği sisteminde işyerleri:
Az tehlikeli,
Tehlikeli,
Çok tehlikeli olarak sınıflandırılır.
Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışacak kişilerin işe başlamadan önce yapacakları işe sağlık yönünden uygun olduklarının belirlenmesi gerekir.
İşveren iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini OSGB üzerinden yürütüyorsa sağlık gözetimi de işyerine görevlendirilen işyeri hekimi üzerinden planlanır.
Özellikle üretim, inşaat, metal, kimya, lojistik ve benzeri sektörlerde çalışanın yalnızca sektör adı dikkate alınarak standart bir test listesi oluşturulmamalıdır. Aynı fabrikada çalışan muhasebe personeliyle kaynak operatörünün mesleki riskleri aynı değildir.
Sağlık gözetimi bu nedenle işletme bazında değil, görev ve maruziyet bazında planlanmalıdır.
Yöntem Akademi, işletmelerin işe giriş ve periyodik sağlık gözetimi süreçlerini çalışanların gerçek görevleri ve işyeri riskleri doğrultusunda planlar.
Hizmet kapsamında işletmenin:
Faaliyet alanı,
NACE kodu ve tehlike sınıfı,
Çalışan sayısı,
Çalışanların görevleri,
Çalışma ortamındaki maruziyetler,
Vardiya düzeni,
Mevcut sağlık gözetimi yapısı değerlendirilir.
Bu bilgiler doğrultusunda işyeri hekimliği hizmeti, gerekli sağlık muayeneleri, işe özgü tetkikler ve periyodik takip süreci oluşturulur.
İşyeri hekimi görevlendirmesi ve çalışanların sürekli sağlık gözetimi için İşyeri Hekimliği Hizmeti, iş güvenliği uzmanlığı ve diğer İSG hizmetleriyle birlikte bütünleşik çözüm için OSGB Hizmeti sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İşletmenizin çalışan sayısı, tehlike sınıfı, lokasyonu ve ihtiyaç duyduğu hizmetleri belirterek hizmet talep formu üzerinden teklif talebinde bulunabilirsiniz.
Esas olarak işyerinde görevlendirilen işyeri hekiminden alınır. İşveren OSGB'den hizmet alıyorsa raporu ilgili işyerine görevlendirilen işyeri hekimi düzenler. 50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinde ÇASMER, aile hekimi ve diğer kamu sağlık hizmet sunucuları da rapor düzenleyebilir.
Raporu OSGB şirketi değil, yetkili hekim düzenler. OSGB işyeri hekimliği ve diğer iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin organizasyonunu sağlar.
50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinde aile hekimlerinden sağlık raporu alınabilir.
Evet. Güncel mevzuatta Çalışan Sağlığı Merkezleri, 50’den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerleri için sağlık raporu alınabilecek yerler arasında açıkça sayılmaktadır.
Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışacak kişilerin yapacakları işe uygunluklarının işyeri hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Sağlık değerlendirmesi çalışanın yapacağı işe ve işyerindeki risklere bağlı olduğundan süreç, işverenin görevlendirdiği işyeri hekimi veya hizmet aldığı OSGB üzerinden yürütülmelidir.
Hayır. Bütün çalışanlara uygulanan standart bir test paketi yoktur. Gerekli tetkikleri işyeri hekimi çalışanın görevi ve mesleki risklerine göre belirler.
Bütün sağlık raporları için tek bir sabit geçerlilik süresi yoktur. Periyodik muayenenin azami aralığı az tehlikeli işlerde 5 yıl, tehlikeli işlerde 3 yıl ve çok tehlikeli işlerde 1 yıldır. İşyeri hekimi bu süreleri kısaltabilir.
Hayır. Sağlık gözetiminden kaynaklanan maliyetler işveren tarafından karşılanır ve çalışana yansıtılamaz.
Gerekli muayene ve tetkiklerin tamamlanması ve ek değerlendirme gerekmemesi halinde süreç aynı gün sonuçlanabilir. Bütün çalışanlar için geçerli sabit bir sonuçlanma süresi yoktur.
Eski sağlık kayıtları yeni işyerindeki değerlendirmede kullanılabilir; ancak yeni görev ve riskler farklıysa yeni işe özgü sağlık değerlendirmesi gerekir.
Kişisel sağlık dosyaları çalışanın işten ayrıldığı tarihten itibaren en az 15 yıl süreyle saklanır. Özel maruziyetlerde farklı ve daha uzun saklama süreleri uygulanabilir.
Mobil sağlık hizmeti gerekli tetkiklerin gerçekleştirilmesini sağlayabilir. İşe uygunluk kararını ise yetkili işyeri hekimi verir.
Sağlık raporlarına yönelik itirazlar Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hakem hastanelerde değerlendirilir ve hakem hastanenin kararı kesindir.