Tehlike Sınıfı Belirleme: NACE Koduna Göre Sınıflandırma

Tehlike Sınıfı Belirleme: NACE Koduna Göre Sınıflandırma

10.02.2026
17

Bir işyerinin hangi risk grubunda yer aldığı, çoğu zaman sadece resmi bir kayıt gibi görülür. Oysa bu sınıflandırma; iş güvenliği hizmetlerinden denetim sonuçlarına, hatta idari yaptırımlara kadar birçok alanı doğrudan etkiler. Yanlış belirlenen bir risk seviyesi, işletmenin farkında olmadan eksik yükümlülükle çalışmasına neden olabilir.

Özellikle NACE kodu üzerinden yapılan değerlendirmelerde, işverenlerin “bizim işimiz ofis işi” ya da “az riskli sayılır” gibi varsayımlarla hareket ettiği sıkça görülür. Ancak mevzuat, kişisel yorumlara değil, kayıtlı faaliyet bilgilerine dayanır. Bu nedenle doğru sınıflandırma; sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda işletmenin kendini güvence altına almasıdır.

Eğer işyerinizin hangi grupta yer aldığından emin değilseniz, varsayım yerine doğrulama yapmak her zaman daha sağlıklıdır.

İşyerinizin risk grubunu netleştirmek için: Tehlike sınıfı sorgulama ekranını kullanabilirsiniz.

Tehlike Sınıfı Nedir?

Tehlike sınıfı; bir işyerinde yürütülen faaliyetlerin oluşturabileceği risk düzeyine göre yapılan resmi bir gruplandırmadır. Bu sınıflandırma üç ana başlık altında ele alınır: düşük riskli işler, orta düzey risk barındıran faaliyetler ve yüksek risk içeren çalışma alanları.

Bu ayrım yalnızca isimlendirme amacı taşımaz. Hangi grupta yer aldığınız; iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi hizmet sürelerinden, çalışanlara verilecek eğitim aralıklarına kadar birçok yükümlülüğü belirler. Aynı zamanda sağlık gözetimi sıklığı ve denetimlerde dikkate alınan kriterler de bu sınıfa göre şekillenir.

Önemli bir nokta şudur: risk seviyesi, işyerinde bulunan çalışan sayısından ya da yapılan işin “kolay” ya da “zor” algılanmasından bağımsızdır. Esas olan, faaliyetin resmi kayıtlardaki karşılığıdır. Bu nedenle sınıflandırma, kişisel değerlendirmelerle değil, mevzuata dayalı kurallarla yapılır.

NACE Kodu Nedir ve Neden Esas Alınır?

NACE kodu, bir işletmenin yürüttüğü ekonomik faaliyeti tanımlamak için kullanılan sayısal bir sınıflandırma sistemidir. Avrupa Birliği ile uyumlu olan bu yapı, Türkiye’de de resmi kayıtların temel referans noktalarından biridir. Vergi dairesi, SGK ve ilgili bakanlık kayıtlarında yer alan faaliyet tanımı bu kod üzerinden okunur.

İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında NACE kodunun bu kadar önemli olmasının nedeni, risk değerlendirmesinin yorumla değil standartlaştırılmış faaliyet tanımıyla yapılmasıdır. Yani “işyerinde ne yapıldığını düşünüyoruz?” sorusundan çok, “kayıtlarda ne görünüyor?” yaklaşımı esas alınır.

Bu durum zaman zaman kafa karışıklığı yaratır. Çünkü fiilen yapılan iş ile resmi kayıtlardaki faaliyet tanımı her zaman birebir örtüşmeyebilir. Ancak mevzuat açısından belirleyici olan; işyerinin beyan ettiği ve kurumlara bildirdiği faaliyet bilgisidir. Bu nedenle risk grubu belirlenirken kişisel değerlendirmeler değil, NACE kodunun karşılığı dikkate alınır.

NACE Koduna Göre Tehlike Sınıfı Nasıl Belirlenir?

Sınıflandırma süreci sanıldığı kadar karmaşık değildir; ancak dikkat gerektirir. Temel mantık üç aşamada ilerler. İlk olarak işyerinin resmi kayıtlarda yer alan faaliyet kodu tespit edilir. Ardından bu kodun, ilgili yönetmelikte hangi risk grubuna karşılık geldiği kontrol edilir. Son aşamada ise bu eşleşmeye göre işyerinin yükümlülükleri netleşir.

Burada önemli olan nokta şudur: yalnızca “hangi işi yaptığınızı” bilmek yeterli değildir. Aynı sektörde faaliyet gösteren iki işletme, farklı kodlarla kayıtlıysa farklı risk gruplarında yer alabilir. Bu da yükümlülüklerin değişmesine neden olur.

Bu yüzden kulaktan dolma bilgiler ya da benzer firmalara bakarak yapılan çıkarımlar yanıltıcı olabilir. En sağlıklı yöntem, mevcut kayıtlar üzerinden doğrulama yapmaktır.

NACE kodunuza göre hangi risk grubunda yer aldığınızı görmek için tehlike sınıfı sorgulama aracını kullanabilirsiniz.

Fiili İş – Kayıtlı Faaliyet Farkı

Uygulamada en fazla sorun yaşanan alanlardan biri, yapılan iş ile resmi kayıtlardaki faaliyet tanımı arasındaki uyumsuzluktur. Özellikle ofis merkezli çalıştığını düşünen ancak sahada montaj, bakım veya teknik uygulama yapan işletmelerde bu fark net şekilde ortaya çıkar.

Bir işyerinde çalışanların bir kısmı masa başında görev yaparken, diğer kısmı sahada aktif rol alıyorsa; risk değerlendirmesi yalnızca ofis ortamına bakılarak yapılamaz. Buna rağmen birçok işletme, “biz ofisiz” varsayımıyla daha düşük risk grubunda olduğunu düşünür. Denetimlerde çıkan olumsuzlukların büyük bölümü tam olarak bu noktadan kaynaklanır.

Bu nedenle sınıflandırma yapılırken, yalnızca iş tanımına değil; faaliyetlerin kapsamına ve kayıtlarla olan uyumuna bakılması gerekir. Aksi halde fark edilmeden yanlış bir grupta yer almak mümkündür.

Tehlike Sınıfı Yanlış Belirlenirse Ne Olur?

Risk grubunun hatalı şekilde tespit edilmesi, ilk etapta fark edilmeyebilir. Ancak denetim süreçlerinde bu durum genellikle gecikmeli olarak ortaya çıkar ve sonuçları beklenenden daha ağır olabilir. En sık karşılaşılan sorunlardan biri, işletmenin alması gereken hizmetleri eksik yerine getirmiş sayılmasıdır.

Yanlış sınıfta yer alan bir işyeri, olması gerekenden daha az süreyle iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi hizmeti almış olabilir. Bu durum, mevzuata aykırılık olarak değerlendirilir ve idari yaptırımlarla sonuçlanabilir. Ayrıca çalışanlara verilmesi gereken eğitimlerin periyotları da bu gruplara göre belirlendiği için, eksik ya da hatalı uygulamalar zincirleme şekilde ilerler.

Bir diğer önemli risk ise dış denetimlerdir. SGK veya Bakanlık denetimlerinde faaliyet ile kayıt uyumsuzluğu tespit edildiğinde, geriye dönük değerlendirme yapılması gündeme gelebilir. Bu da yalnızca ceza değil, geçmişe dönük yükümlülük tartışmalarını da beraberinde getirir.

Bu tür belirsizliklerin önüne geçmenin en pratik yolu, mevcut durumun resmi kayıtlar üzerinden kontrol edilmesidir.

Tehlike Sınıfı Değişebilir mi?

Bir işyerinin risk grubu sabit olmak zorunda değildir. Zaman içinde yapılan faaliyetlerdeki değişiklikler, bu sınıflandırmanın yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir. Yeni bir hizmet alanının eklenmesi, üretim modelinin değişmesi veya saha çalışmalarının artması bu duruma örnek gösterilebilir.

Ayrıca resmi kayıtlarda yapılan güncellemeler de belirleyici olabilir. Vergi levhasında ya da SGK kayıtlarında faaliyet tanımı değiştiğinde, buna bağlı olarak risk seviyesi de farklı bir gruba taşınabilir. Bu tür değişikliklerin fark edilmemesi, işletmenin güncel duruma uygun olmayan yükümlülüklerle yoluna devam etmesine neden olur.

Bu yüzden sınıflandırmayı tek seferlik bir işlem olarak görmek yerine, periyodik olarak kontrol edilmesi gereken bir başlık olarak değerlendirmek daha sağlıklıdır. Özellikle faaliyet alanı genişleyen işletmeler için bu kontrol, ileride yaşanabilecek sorunların önüne geçer.

Tehlike Sınıfı Belirlemede OSGB Desteği Neden Önemlidir?

Risk grubunun doğru şekilde tespit edilmesi, yalnızca bir kod eşleştirmesinden ibaret değildir. Kağıt üzerindeki faaliyet tanımı ile sahadaki uygulamalar arasında fark olduğunda, bu durum çoğu zaman uzman bakışı olmadan fark edilmez. İşte tam bu noktada OSGB desteği devreye girer.

Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri (OSGB), yalnızca mevzuata bakmakla kalmaz; işyerinin çalışma biçimini, personel yapısını ve yürütülen faaliyetlerin kapsamını birlikte değerlendirir. Böylece kayıtlarla fiili durum arasındaki olası uyumsuzluklar daha erken aşamada tespit edilebilir.

Bu yaklaşım, işletmenin hem gereksiz yükümlülük altına girmesini hem de eksik uygulamalar nedeniyle risk yaşamasını önler. Özellikle denetim ihtimali bulunan sektörlerde, profesyonel değerlendirme ciddi bir güvence sağlar.

Bir işyerinin hangi risk grubunda yer aldığı, NACE kodu üzerinden belirlenir ve bu sınıflandırma birçok yasal yükümlülüğü doğrudan etkiler. Kayıtlı faaliyet ile yapılan işin uyumsuz olması, fark edilmeden ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle varsayım yerine doğrulama yapmak, işletmeler için en güvenli yaklaşımdır. Mevcut durumun netleşmesi için sorgulama yapılması her zaman ilk adımdır.

Sıkça Sorulan Sorular

NACE kodum yanlışsa risk grubum da hatalı mı olur?

Evet. Resmi kayıtlardaki faaliyet tanımı esas alındığı için, yanlış kodlama doğrudan sınıflandırmayı etkiler.

Aynı işletme birden fazla risk grubunda yer alabilir mi? 

Tek bir işyeri için tek sınıflandırma yapılır. Ancak birden fazla faaliyet varsa, baskın ve riskli olan çalışma alanı dikkate alınır.

Ofiste çalışıyorum ama zaman zaman sahaya çıkıyorum, hangisi geçerli olur?

Bu durumda yalnızca ofis ortamı değil, yapılan tüm çalışmalar birlikte değerlendirilir.

Bu bilgiler denetimlerde nasıl kontrol edilir?

SGK ve Bakanlık denetimlerinde, kayıtlı faaliyet bilgileri ile fiili uygulamalar karşılaştırılarak inceleme yapılır.

Hashtag

Yorumlar


no record
Yorum eklemek için lütfen giriş yapınız.

Benzer Blog Yazıları