İstanbul’un üretim, ticaret ve hizmet yoğunluğu en yüksek bölgelerinden biri olan Anadolu Yakası; sanayi tesislerinden lojistik merkezlere, sağlık kuruluşlarından perakende zincirlerine kadar geniş bir işletme profiline sahiptir. Bu dinamizm, iş sağlığı ve güvenliği süreçlerinin yalnızca yasal bir zorunluluk olarak değil, kurumsal sürdürülebilirliğin temel unsuru olarak ele alınmasını gerektirir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında faaliyet gösteren işletmeler için profesyonel destek almak, hem çalışan güvenliğini sağlamak hem de idari yaptırımlarla karşılaşmamak adına kritik öneme sahiptir. Anadolu Yakası’nda sunulan OSGB hizmetleri; mevzuata uygunluk, saha deneyimi ve hızlı operasyon kabiliyeti çerçevesinde planlanmalıdır.
Bölgenin coğrafi yapısı ve trafik yoğunluğu dikkate alındığında, yerel organizasyon gücü olan bir çözüm ortağıyla çalışmak; acil durum planlaması, saha denetimleri ve periyodik kontroller açısından önemli avantaj sağlar. Özellikle Ümraniye, Ataşehir, Pendik, Tuzla ve Kartal gibi sanayi ve ticaret hacmi yüksek ilçelerde, düzenli saha takibi ve hızlı müdahale kapasitesi işletmeler için belirleyici bir kriter haline gelmektedir.
Anadolu Yakası OSGB (Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi) hizmetleri; yalnızca zorunlu uzman görevlendirmesiyle sınırlı değildir. Risklerin önceden tespit edilmesi, çalışanlara verilen eğitimlerin etkinliği ve iş kazalarının önlenmesine yönelik proaktif yaklaşım; kurumsal itibarı doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alır. Bu nedenle hizmet kapsamı, işletmenin faaliyet alanına ve tehlike sınıfına göre özel olarak planlanmalıdır.
Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) hizmetleri, işletmenin risk profilini dikkate alarak bütüncül bir sistem kurmayı hedefler. Anadolu Yakası’nda faaliyet gösteren firmalar için sunulan başlıca çalışmalar şunlardır:
Çalışan sayısı ve tehlike sınıfına göre belirlenen sürelerde uzman desteği sağlanır. Saha gözlemleri yapılır, uygunsuzluklar raporlanır ve düzeltici faaliyet planı oluşturulur.
Periyodik muayeneler, işe giriş ve periyodik sağlık kontrolleri, kronik hastalık takibi ve çalışan sağlığına yönelik önleyici uygulamalar İşyeri hekimi hizmetleri kapsamında yürütülür.
Gereken durumlarda yardımcı diğer sağlık personeli (işyeri hemişresi) görevlendirilerek sağlık süreçlerinin düzenli takibi sağlanır.
İşyerindeki fiziksel, kimyasal, biyolojik ve ergonomik riskler analiz edilir. Tespit edilen tehlikeler için kontrol tedbirleri belirlenir ve yazılı rapor hazırlanır.
Yangın, deprem ve diğer olası acil durum senaryoları için plan hazırlanır. Uygulamalı tatbikatlarla çalışanların bilinç düzeyi artırılır.
Temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, yangın eğitimi, ilkyardım bilgilendirmeleri ve sektöre özel eğitim programları düzenlenir.
Bakanlık denetimleri öncesinde dokümantasyon kontrolü yapılır. Eksikler tespit edilir ve gerekli düzenlemeler gerçekleştirilir.
Anadolu Yakası’nda sunulan bu kapsamlı hizmet modeli; yalnızca mevzuata uyum sağlamak amacıyla değil, işletmenin operasyonel güvenliğini artırmak için tasarlanmalıdır. Özellikle organize sanayi bölgelerine yakın işletmelerde düzenli saha planlaması, raporlama disiplini ve zamanında geri bildirim mekanizması büyük önem taşır.
Anadolu Yakası; demografik yapısı, sanayi dağılımı ve ticari yoğunluğu bakımından homojen bir bölge değildir. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği süreçleri her ilçede aynı dinamiklerle ilerlemez. Hizmet planlaması yapılırken, lokasyonun sektörel yapısı ve operasyonel temposu dikkate alınmalıdır.
Ümraniye; ofis merkezleri, üretim tesisleri ve ticari işletmelerin bir arada bulunduğu dinamik bir ilçedir. Bu yapı, hem az tehlikeli hem de tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin yoğunluğunu artırır. İş güvenliği planlaması yapılırken saha ziyaret sıklığı, yangın güvenliği ve acil durum organizasyonu öncelikli başlıklar arasında yer alır.
Ümraniye’de faaliyet gösteren firmalar için süre hesaplaması doğru yapılmalı, düzenli risk değerlendirmesi güncellenmeli ve çalışan eğitimleri aksatılmamalıdır.
Pendik; lojistik merkezleri, depolama alanları ve üretim tesisleri ile öne çıkar. Özellikle sanayi bölgelerinde çalışan işletmeler için ekipman güvenliği, yükleme-boşaltma alanı riskleri ve forklift kullanımı gibi konular dikkatle ele alınmalıdır.
Bu bölgede planlanan iş sağlığı ve güvenliği organizasyonu, saha denetimi ve teknik kontrol süreçlerini kapsayacak şekilde yapılandırılmalıdır.
Tuzla; tersaneler ve ağır sanayi faaliyetleri nedeniyle yüksek risk profiline sahip bir ilçedir. Çok tehlikeli sınıfta yer alan işletmeler için uzman görevlendirme süreleri daha fazladır ve saha takibi düzenli olarak yapılmalıdır.
Kişisel koruyucu donanım denetimi, yüksekte çalışma prosedürleri ve ekipman kontrolleri öncelikli başlıklar arasında yer alır.
Kartal’da hizmet ve üretim sektörü birlikte gelişmiştir. Depo alanları, küçük imalat işletmeleri ve ofis merkezleri aynı bölgede konumlanmıştır. Bu nedenle risk analizi sektörel farklılıklar dikkate alınarak hazırlanmalıdır.
Acil durum planları ve yangın organizasyonu düzenli olarak gözden geçirilmelidir.
Kadıköy; perakende, restoran ve küçük ölçekli işletmelerin yoğun olduğu bir merkezdir. Bu yapıda eğitim süreçleri ve dokümantasyon yönetimi ön plana çıkar. Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde dahi uzman görevlendirme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Planlı bir iş sağlığı ve güvenliği organizasyonu, özellikle denetim sürecinde işletmeye avantaj sağlar.
Finans, ofis merkezleri ve kurumsal şirketlerin yoğunlaştığı bu bölgelerde ergonomi, yangın güvenliği ve çalışan bilgilendirme süreçleri öne çıkar. Ofis ortamlarında dahi risk değerlendirmesinin güncel tutulması gerekir.
Anadolu Yakası genelinde planlı saha organizasyonu kapsamında hizmet verilen bölgeler şunlardır:
Ümraniye
Ataşehir
Kadıköy
Kartal
Maltepe
Pendik
Tuzla
Sancaktepe
Çekmeköy
Beykoz
Üsküdar
Bölgedeki ekonomik yapı incelendiğinde belirli sektörlerin öne çıktığı görülür. İş sağlığı ve güvenliği uygulamaları da bu sektörlerin risk profiline göre şekillenir.
Yüksekte çalışma, iskele güvenliği, elektrik riskleri ve ağır ekipman kullanımı gibi başlıklar ön plandadır. Süreklilik arz eden saha kontrolü büyük önem taşır.
Forklift kullanımı, yükleme-boşaltma alanları ve depo içi trafik düzeni en sık karşılaşılan riskler arasındadır. Çalışan eğitimleri ve saha disiplininin sürdürülebilirliği kritik rol oynar.
Makine koruyucuları, gürültü seviyesi, kimyasal maruziyet ve ergonomik riskler detaylı analiz gerektirir. Periyodik ölçümler ve teknik kontroller düzenli olarak yapılmalıdır.
Biyolojik riskler, atık yönetimi ve sterilizasyon süreçleri dikkatle ele alınır. Çalışanların bağışıklık takibi ve sağlık gözetimi öncelikli konulardandır.
Yangın güvenliği, elektrik tesisatı kontrolü ve acil durum organizasyonu öne çıkar. Personel bilgilendirme çalışmaları düzenli olarak gerçekleştirilmelidir.
Anadolu Yakası OSGB hizmetleri, sektörün ihtiyaçlarına göre şekillendirildiğinde hem yasal uyum sağlanır hem de iş kazalarının önlenmesine yönelik güçlü bir altyapı oluşturulur. Hizmet kapsamı; işletmenin büyüklüğü, faaliyet alanı ve tehlike sınıfına göre planlandığında sürdürülebilir bir güvenlik kültürü inşa edilir.
İş sağlığı ve güvenliği süreçlerinde en kritik başlıklardan biri, görevlendirilecek profesyonellerin çalışma sürelerinin doğru hesaplanmasıdır. Bu planlama; işletmenin faaliyet alanına göre belirlenen tehlike sınıfı ve toplam çalışan sayısı esas alınarak yapılır.
Türkiye’de işyerleri üç ana kategoriye ayrılır:
Az tehlikeli
Tehlikeli
Çok tehlikeli
Her sınıf için iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme süreleri farklıdır. Çalışan sayısı arttıkça ayrılması gereken zaman da artar. Bu nedenle standart bir uygulamadan söz etmek mümkün değildir; her işletme için özel bir planlama yapılmalıdır.
Örneğin; ofis ağırlıklı faaliyet gösteren bir firma ile metal üretimi yapan bir tesisin risk düzeyi aynı değildir. Benzer şekilde 8 çalışanı olan bir işletme ile 85 çalışanı bulunan bir üretim tesisinin ihtiyaç duyduğu uzmanlık süresi farklılık gösterir. Süre hesaplamasında yapılacak bir hata, eksik hizmet alınmasına ve denetimlerde idari yaptırımlara neden olabilir.
Anadolu Yakası’nda faaliyet gösteren işletmeler açısından bu planlama daha da önemlidir. Özellikle sanayi yoğunluğu bulunan bölgelerde denetim sıklığı artmakta, dokümantasyon eksiklikleri daha hızlı tespit edilmektedir. Bu nedenle süre hesaplaması yalnızca mevzuata uygunluk açısından değil, operasyonel güvenlik açısından da doğru kurgulanmalıdır. Tehlike sınıfı öğrenme aracımızı kullanarak işletmenizin tehlike sınıfını öğrenebilirsiniz.
Bakanlık denetimleri sırasında incelenen başlıca unsurlar şunlardır:
Risk değerlendirme raporları
Acil durum planları
Çalışan eğitim belgeleri
Sağlık gözetim kayıtları
Kurul toplantı tutanakları
Yıllık çalışma planı ve değerlendirme raporları
Bu belgelerin güncel, imzalı ve mevzuata uygun olması gerekir. Eksik ya da hatalı düzenlenmiş evrak, idari para cezasına yol açabilir. Anadolu Yakası gibi yoğun ticari hareketliliğe sahip bölgelerde düzenli evrak kontrolü yapılması, olası riskleri en aza indirir.
Dokümantasyon yönetimi yalnızca klasör oluşturmakla sınırlı değildir. Raporların güncelliği, saha tespitlerinin takibi ve alınan aksiyonların kayıt altına alınması gerekir. Sistemli bir takip mekanizması; işverenin sorumluluklarını net biçimde yerine getirdiğini gösterir.
Anadolu Yakası’nda hizmet sunarken mesafe ve trafik faktörü göz ardı edilemez. Acil durumlarda hızlı müdahale edebilmek, saha ziyaretlerini aksatmadan sürdürebilmek ve planlı denetimleri zamanında gerçekleştirebilmek için bölgeye hâkim bir ekip yapısı gereklidir.
Özellikle Tuzla, Pendik ve Ümraniye hattında faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarında düzenli saha kontrolü hayati önem taşır. Planlı ziyaretlerin gecikmesi, uygunsuzlukların büyümesine ve risk seviyesinin artmasına neden olabilir.
Yerel organizasyon gücü;
Daha kısa müdahale süresi
Daha etkin saha denetimi
İşletmeye özel çözüm üretme kapasitesi
Sürekli iletişim imkânı gibi avantajlar sağlar.
İş sağlığı ve güvenliği süreçleri, teknik bilgi ve mevzuat hakimiyeti gerektirir. Yalnızca zorunluluğu yerine getirmek amacıyla yürütülen uygulamalar, uzun vadede işletme için risk oluşturabilir. Doğru yapılandırılmış bir sistem ise:
İş kazalarını azaltır
Çalışan memnuniyetini artırır
Denetim sürecini sorunsuz yönetir
Kurumsal itibarı güçlendirir
Anadolu Yakası OSGB hizmetleri; bölgesel ihtiyaçları analiz eden, sektörel farklılıkları dikkate alan ve mevzuata tam uyum sağlayan bir yaklaşımla planlandığında işletmelere gerçek anlamda değer katar.
İş sağlığı ve güvenliği hizmeti alırken yalnızca fiyat odaklı bir tercih yapmak, ilerleyen süreçte ciddi riskler doğurabilir. Anadolu Yakası’nda faaliyet gösteren işletmeler için doğru çözüm ortağını belirlemek; yasal yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesi ve sürdürülebilir bir güvenlik kültürünün oluşturulması açısından belirleyicidir.
Karar sürecinde şu başlıkların değerlendirilmesi gerekir:
İş sağlığı ve güvenliği alanındaki düzenlemeler zaman içinde değişebilmektedir. Seçilecek birimin, yönetmelik güncellemelerini takip etmesi ve uygulamaya doğru şekilde yansıtması önemlidir.
Teorik bilgi kadar pratik tecrübe de kritik rol oynar. Özellikle üretim ve lojistik yoğunluğu bulunan bölgelerde saha gözlemi ve risk analiz tecrübesi yüksek ekiplerle çalışmak gerekir.
Uzman ve hekim görevlendirme sürelerinin eksiksiz planlanması, hem denetim sürecinde hem de iş kazası sonrası hukuki değerlendirmelerde önem taşır.
Yapılan saha ziyaretlerinin yalnızca tespit düzeyinde kalmaması, düzeltici faaliyet planı ile desteklenmesi gerekir. Raporlama sisteminin düzenli olması işletme yönetimine net bir yol haritası sunar.
Acil bir durumda hızlı geri dönüş almak, sahada karşılaşılan bir riske kısa sürede çözüm üretebilmek operasyonel güvenliği artırır. Özellikle Anadolu Yakası gibi yoğun iş trafiğine sahip bir bölgede bu kriter daha da önem kazanır.
OSGB (Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi) seçimi hakkında ayrıntılı bilgi almak için tıklayın.
İş sağlığı ve güvenliği uygulamaları yalnızca belge üretmekten ibaret değildir. Asıl amaç, çalışanların güvenliğini merkeze alan bir sistem oluşturmaktır. Bu sistem:
Risklerin önceden tespit edilmesi
Çalışanların bilinç düzeyinin artırılması
Sürekli iyileştirme yaklaşımının benimsenmesi ile güçlenir.
Anadolu Yakası’nda farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler için güvenlik kültürünün kurumsal yapıya entegre edilmesi; hem iş kazalarının azaltılmasını hem de operasyonel verimliliğin artmasını sağlar. Özellikle büyüme sürecinde olan firmalar için doğru temelin erken dönemde atılması uzun vadeli fayda sağlar.
Bölgenin ekonomik yapısı, sanayi dağılımı ve çalışan yoğunluğu dikkate alındığında; standart bir yaklaşım yerine işletmeye özel bir model oluşturulması gerekir. Tehlike sınıfı, çalışan sayısı ve faaliyet alanı birlikte değerlendirilerek yapılandırılan sistemler daha sürdürülebilir sonuçlar üretir.
Planlı saha ziyaretleri, düzenli raporlama ve mevzuata uygun dokümantasyon; yalnızca denetim sürecini kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda kurumsal riskleri azaltır.
Anadolu Yakası’nda iş sağlığı ve güvenliği alanında doğru yapılandırılmış bir hizmet modeli; işletmelerin yasal yükümlülüklerini yerine getirirken aynı zamanda çalışan refahını artırmasına ve operasyonel sürekliliği sağlamasına katkı sunar.
Anadolu Yakası’nda OSGB hizmeti almak zorunlu mudur?
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında, çalışanı bulunan tüm işyerleri için belirli yükümlülükler bulunmaktadır. İşyerinin tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirilmesi zorunlu hale gelir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi idari yaptırımlara neden olabilir.
Küçük işletmeler için de hizmet alınması gerekir mi?
Çalışan sayısı az olan işletmelerde görevlendirme süreleri daha düşük olabilir; ancak yükümlülük tamamen ortadan kalkmaz. Özellikle az tehlikeli sınıfta yer alan firmalarda dahi belirlenen süreler doğrultusunda uzman desteği sağlanmalıdır.
Anadolu Yakası’nda fiyatlar neye göre belirlenir?
Ücretlendirme; tehlike sınıfı, çalışan sayısı, hizmet kapsamı ve saha ziyaret sıklığı gibi kriterlere göre şekillenir. Standart bir fiyat uygulaması yerine, işletmeye özel planlama yapılması gerekir.
Denetimde sorumluluk kime aittir?
İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında nihai sorumluluk işverene aittir. Hizmet alınan birim; süreçlerin mevzuata uygun şekilde yürütülmesini sağlar, rehberlik eder ve raporlama yapar. Ancak uygulamaların sahada hayata geçirilmesi işverenin yükümlülüğündedir.
İlçe bazlı hizmet farkı olur mu?
Hizmet kapsamı yasal çerçevede aynıdır; ancak saha planlaması, ziyaret sıklığı ve operasyonel organizasyon ilçenin sanayi yoğunluğuna göre değişebilir. Özellikle üretim ve lojistik bölgelerinde saha kontrolü daha sık yapılmalıdır.